ÇİÇEK
Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü
ÖDAĞACI
Dulaptal otugillerden, tropik bölgelerde yetişen, dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren, odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç, öd (II) (Aquilaria agallocha)
ÖDEM
Dokularda, hücreler arası boşluklarda aşırı miktarda sıvı birikmesi.
ÖLÜDOKU
Bir çarpma veya zedelenme sonucu oluşan yaradaki ölü hücre kümesi
ÖNÜSIRA
Önünden, çok uzak olmayan bir aralıkla
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
ÖRTENEK
Hayvanların vücudunu örten deri, kıl, tüy, pul vb. dokuların bütünü
ÖVÜNGEN
Çok övünen
ÖÖ
Türk alfabesinin on dokuzuncu sırasında yer alan ve Ö adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, yuvarlak, geniş ünlüyü gösterir
ÜMMİ
Okuyup yazması olmayan
ÜRETKEN
Üretme gücü olan, çok üreten
ÜRKEK
Çok ürken, korkuya çabuk kapılan
ÜSTÜSTE
Çok kalabalık, sıkışık
ÜÇGEN
Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan geometri biçimi, müselles
ÜÇNOKTA
Tamamlanmamış cümlelerin sonuna veya başına yan yana konulan noktalama işaretinin adı (...)
ÜŞENGEÇ
Çok üşenen, tembel, üşengen
ÜŞÜMEK
Isı yokluğundan, azlığından veya ısı kaybından etkilenmek, soğuğun etkisini duymak
ÜŞÜŞMEK
Her yandan çokça bir araya gelmek, toplanmak, birikmek, üşmek
ĞĞ
Türk alfabesinin dokuzuncu sırasında yer alan bu harf, ses bilimi bakımından, ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak ünsüzlerinin yumuşağı, küçük dil ünsüzü
İDADİ
Lise derecesindeki okul
İDOL
Çok tanrılı dinlerde tapınılacak nesne
İFNA
Yok etme
İFRAT
Herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma, aşırı davranma, taşkınlık, tefrit karşıtı
İHALE
İş, mal vb.ni birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene verme, eksiltme veya artırma
İKONA
Ortodokslarda İsa, Meryem veya ermişlerin tahta üzerine mumlu ve yumurtalı boyalarla yapılmış dinî içerikli resimleri
İLAH
Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
İLKOKUL
Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
İLİŞMEK
Bir şeye hafifçe dokunmak, takılmak
İMLİK
Kitap sayfaları arasına konulan ve okunan yeri belirlemekte kullanılan ince, uzun karton parçası
İMPLANT
Doku ekimi
İNCECİK
Çok ince
İNCESAZ
Türk müziğinde keman, ney, tambur, kemençe, ut, kanun, daire vb. çalgılardan ve okuyuculardan oluşan, fasıl yapan topluluk
İNCESES
Titreşim sayısı çok olan ses, tiz ses, yüksek ses
İNKIRAZ
Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma
İNSÜLİN
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
İNŞAT
Şiir okuma, şiir söyleme
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus)
İPLİK
Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri
İSHAL
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı
İSTADYA
Uzakta bulunan iki noktanın arasını ölçmekte kullanılan araç
İTLAF
Öldürme, yok etme, telef etme
İYON
Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün
İYOT
Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, tabiatta, deniz suyunda sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimtırak esmer renkte katı bir element (simgesi I)
İZALE
Yok etme, giderme
İÇSALGI
Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin
İŞDEĞİL
bir şeyin çok kolay olduğunu belirten bir söz
İŞETMEK
aldatmak, birine beklemediği bir davranışta bulunarak onu zarara sokmak
İŞGÜZAR
Gereği yokken, genellikle kendini göstermek için işe karışan (kimse)
İŞLEK
Çok işleyen, canlı, hareketli
İŞYOK
`o şeyden yarar beklememeli` anlamında kullanılan bir söz