FRENKÇE
Fransızca
FRER
Yabancılara ait okullarda görevli papaz
FREZE
Tornacılıkta, bir deliğin ağzını genişletmeye yarayan çelik alet
FUHUŞ
İçinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kişiyle para karşılığında cinsel ilişkide bulunma
FUL
Taşkırangillerden, birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği (Casmin sambac)
FÖN
Sıcak veya soğuk hava üfleyen bir aletle saçı kurutup biçim vererek tarama
FÜLÜS
Bakır para
FİDANCA
Fidana benzeyen, fidanı andıran
FİDYE
Tutsak edilen veya rehin alınan bir kimsenin serbest bırakılması için istenen para, kurtulmalık, fidyeinecat
FİGAN
Bağırarak ağlama, inleme
FİGÜRAN
Genellikle tiyatro ve sinemada, konuşması olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan kimse
FİKSTÜR
Yarışma veya karşılaşmaların zamanını ve sırasını belirleyen çizelge
FİLARİZ
Keten dövmeye yarayan tokmak
FİLM
Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit
FİLOZ
Balıkçıların ağları su yüzünde tutmak için kullandıkları kabak veya mantardan yapılmış ağ şamandırası
FİLOZOF
Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof
FİLSİ
Fili andıran, file benzeyen, fil gibi
FİLUM
Canlıların bölümlenmesinde, dalların bir araya gelmesiyle oluşan birlik
FİNUGOR
Ural dillerinden bir dil öbeği
FİRAKLI
Üzüntülü, dokunaklı, içe işleyen
FİRAR
Kaçma, kurtulma
FİRAVUN
Eski Mısır hükümdarlarına verilen unvan
FİTNECİ
Fitne çıkaran, karıştırıcı, ara bozucu, fitne fücur, fitne kumkuması
FİTRE
Ramazan ayı içinde verilen, miktarı belirli sadaka, fıtır sadakası
FİTİN
Fitik asidin C6H6[OPO(OH)2]6, bir tuzu olan, fosforu tek mideliler tarafından değerlendirilemeyen organik bir bileşik
FİYAT
Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha
FİZİKÇİ
Fizik bilgini veya fizikle uğraşan kimse
FİĞ
Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (Vicia sativa)
FİİL
İş, davranış
FİŞ
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç
FİŞEK
Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane
GABRO
Amfibol, piroksen, olivin vb. renkli minerallerden oluşan bir tür iri taneli kaya
GABYACI
Yelkenli gemilerde yelken, arma, seren ve bütün bunlara ait her tür işi yapan görevli, gabyar
GACIRTI
Gacırdama sırasında çıkan sesin adı
GAF
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot
GAGAMSI
Gagayı andıran, gagaya benzeyen, gaga gibi
GAGAVUZ
Büyük çoğunluğu Moldova'da, az bir kısmı Deliorman, Dobruca, Beserabya ve Ukrayna'da oturan Ortodoks Türk halkı veya bu halktan olan kimse
GAH
Ara sıra
GALERYA
Eski gemilerde kıç tarafta bulunan bölüm
GAMETLİ
Gameti olan, gamet oluşturan
GAMZE
Bazı insanların çenelerinde, yanaklarında doğal olarak bulunan özellikle güldüklerinde daha iyi görülen küçük çukur
GARABET
Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık
GARAJ
Otomobil vb. taşıtların konulduğu üstü örtülü yer, arabalık
GARANTİ
Güvence
GARGARA
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi
GAVOT
Bir tür eski Fransız halk dansı
GAZOJEN
Sıvı veya katı yakıtı hava, oksijen etkisiyle gazlaştırmaya yarayan araç
GAZOZ
Meyve esansı, şeker ve karbon asidi ile yapılan, basınçlı hava ile şişelere doldurularak hazırlanan içecek
GAZYAĞI
Ham petrolün 150-250 °C'ler arasında işlenmesiyle elde edilen renksiz veya sarı renkte akaryakıt
GAİLELİ
Başa dert olan, üzüntü veren, gaile çıkaran