KABUK
Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır
KABUKLU
Kabuğu olan
KABUKSU
Kabuğu andıran, kabuğa benzeyen, kabuk gibi, kabuğumsu
KABURGA
Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes
KABUS
Karabasan
KABUSLU
Karabasan dolu, sıkıntılı ve korkulu
KARIN
İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi
KARİDES
Denizlerde veya tatlı sularda yaşayan, yüzücü, orta büyüklükte kabuklu, eti yenir bir deniz hayvanı
KAV
Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde
KAVUZ
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
KAYAÇ
Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir
KEPEK
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları
KEREVİT
Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı, tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis)
KIŞIR
Kabuk
KORTEKS
Kabuk
KÖPÜK
Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık
KÜSEĞEN
Çabuk ve sık sık küsen (kimse)
KÜŞNE
Karaburçak
KİTİN
Eklem bacaklıların ve kabukluların dış dokusunu oluşturan, bazı mantar ve likenlerde de rastlanan, dayanıklı ve esnek organik madde
LAHZADA
Çabucak
LANGUST
Kabuklulardan, makasları olmaması, duyargalarının daha uzun ve güçlü olmasıyla ıstakozdan ayrılan, eti için avlanan bir deniz hayvanı (Palinurus vulgaris)
LEB
`Daha söze başlanırken ne denmek istenildiğini çabucak anlamak` anlamındaki leb demeden leblebiyi anlamak deyiminde geçen bir söz
LEBLEBİ
Dış kabuğu çıkarıldıktan sonra fırında kavrulup çerez olarak yenen nohut
LİBOŞ
Liberal ekonomiyi ve liberal siyaseti savunurken çabucak zengin olmayı amaçlayan ve bu yolda hiçbir değer yargısını kabul etmeyen, her şeyi mübah gören kimse
MABUT
Kendisine tapılan varlık
MARABUT
Kuzey Afrika'da dervişlere verilen ad, murabıt
MARTİNİ
Portakal kabuğu, cin ve vermutla yapılan içki
MAYASIL
Tende kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama vb. doku bozukluklarıyla kendini gösteren ve bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı, egzama
METRE
Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi
MÜŞKÜLE
Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm
MİDYE
Yassı solungaçlı, yumuşakçalardan, kabukları birbirine eşit, denizlerin kayalık yerlerinde kümeler durumunda yaşayan eti yenir bir hayvan (Mytilus)
MİHR
Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para
MİSEL
Koloit iyonlarında molekül yığılmasından oluşan ve yalnız başına koloidin bütün niteliğini taşıdığı kabul edilen bölüm
NARİNCE
Tokat ve Amasya yöresinde şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
NERİTİK
Kıyı şeridinde deniz kabukları, kum, çakıl vb. şeylerle oluşan yığınakla ilgili
NİRENGİ
Belli sayıda noktanın konumunu kesin olarak tespit edebilmek için, bu noktaları tepe olarak kabul ederek bir alanı üçgenlere bölme işi
ONABUNA
Herkese
ONURSAL
Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan)
ORTAYOL
Çözüme açık, herkes tarafından kabul edilebilir olan davranış ve tutum
PABUÇ
Ayakkabı
PABUÇLU
Ayağında pabucu olan
PABUÇÇU
Ayakkabıcı
PES
Yenilgiyi kabul ettiğini belirtmek için veya birinin şaşkınlık veren davranışlarına karşılık olarak kullanılan bir söz
PEÇİÇ
Zar yerine altı tane küçük deniz hayvanı kabuğu atılarak bunların açık taraflarının üste veya alta gelmelerine göre taş ilerleterek oynanan bir oyun
POSTANE
Posta ile gönderilen maddelerin kabul edildiği, postaya verilmiş maddelerin ayrım ve dağıtımının yapıldığı bina
PRİM
İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para
PİNES
Yumuşakçalardan, midye biçiminde, ondan daha büyük kabuklu bir deniz hayvanı (Pinna nobilis)
RAFADAN
Kaynar suda kabuğu ile az pişirilmiş (yumurta)
RATANYA
Karabuğdaygillerden, 20-40 santimetre yüksekliğinde, basit yapraklı, kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık (Krameria triandra)
RAZI
Uygun bulan, benimseyen, isteyen, kabul eden