AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılan bir balık (Leuciscus)
AKBASMA
Katarakt
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla)
AKBENEK
Gözün saydam tabakasında bir yara veya çıban sonucunda oluşmuş, görmeyi derece derece azaltan beyaz benek
AKDENİZ
Mersin iline bağlı ilçelerden biri
AKHİSAR
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba)
AKKEFAL
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus)
AKKIŞLA
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
AKKÖY
Denizli iline bağlı ilçelerden biri
AKMADDE
Demet durumundaki sinir liflerinden oluşan beynin iç, omuriliğin dış tabakası
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida)
AKPINAR
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler
AKRAN
Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür
AKROBAT
Cambaz
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân
AKYEM
İzmarit, istavrit, uskumru vb. balıkların beyaz etinden yapılan ve oltada kullanılan yem
AKÇADAĞ
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
AKÖREN
Konya iline bağlı ilçelerden biri
AKİT
Bağıtçı
AKŞAM
Güneşin batmasına yakın zamandan gecenin başlamasına kadar olan vakit, akşam vakti, akşamleyin
AKŞEHİR
Konya iline bağlı ilçelerden biri
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar (I), albinos
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata
ALASULU
Yeni olgunlaşmaya başlamış (yemiş)
ALBASMA
Albastı
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay
ALEMDAR
Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse
ALEVİ
Hz. Ali'ye bağlı olan kimse
ALFENİT
İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım
ALLEM
`Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak` anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer
ALMAK
Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör
ALMUS
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı
ALTDERİ
Üst derinin altında bulunan ikinci tabaka, hipoderm
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: `Kimi insanlar fânidir` önermesi `Bütün insanlar fânidir` önermesinin altığı olur
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ
ALİ
`Çok zorba` anlamında Ali kıran baş kesen, `bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek` anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer
AMBARCI
Ambara bakan görevli, ambar memuru
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim
AMBER
Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde