EFDAL
Erdemli
ENDEMİK
Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan)
EPİDEMİ
Salgın
ERDEM
Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet
ERDEMLİ
Erdemi olan, faziletli, faziletkâr
ESKİDEN
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema
EYİTMEK
Demek
EZGİÇ
Boyaları ezmeye yarayan demir veya porselen alet
FAZIL
Faziletli, erdemli (kimse)
FAZİLET
Erdem
FE
Demir elementinin simgesi
FONDA
Geminin demir attığı yer
FİŞKA
Çipo tırnağını kaldırıp asmak için geminin kenarında bulunan sabit veya hareketli demir askı
GAR
Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu
GELBERİ
Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç
GEM
Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç
GIK
`Ses çıkarmasına fırsat vermemek` anlamındaki gık dedirtmemek, `ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak` anlamındaki gık demek, `sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak` anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
GLOKONİ
Koyu yeşil renkli, hidratlı doğal demir ve potasyum silikat
GRİ
Kül rengi, boz renk, demir rengi, demirî
GÜLLABİ
Akıl hastanelerindeki hademe, güllabici, deli güllabicisi
GÜLLE
Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılan top mermisi
GÜMÜL
Susam ve ekin demeti veya yığını
HEDEMEK
onamak
HUMBARA
Demir veya tunçtan dökülmüş, yuvarlak ve boş olan içine patlayıcı maddeler doldurulup havan topu veya el ile atılan, yuvarlak bir bomba türü, kumbara
ILTAR
Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir
IŞILDAK
Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör
IŞIN
Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua
KADEM
Ayak
KADEMLİ
Uğurlu
KAKAO
İki çeneklilerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç, Hint bademi (Theobroma cacao)
KAKIÇ
Balık avında kullanılan, ucu demir kancalı bir tür zıpkın
KANTAŞI
Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit
KARFİÇE
Orta boy demir çivi
KAVİLYA
Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça
KAZIK
Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEFNE
Çuvaldız veya kalın iğne ile iş işleyen kimsenin eline geçirdiği demirli kayış
KEFİL
Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse
KELEPÇE
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka
KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
KIDEM
Bir görevde rütbece eskilik
KIDEMCE
Bir işte deneyim ve süre bakımından, kıdeme göre
KIDEMLİ
Bir işte eski ve deneyimi çok olan
KIRACAK
Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet
KOHENİT
Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
KREDİ
Borç ödemede güvenilir olma durumu
KÖPRÜ
Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı
KÜSKÜ
Taşa veya duvara delik açmak için kullanılan uzun, ağır ve bir ucu sivri demir
LADES
Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi `aklımda` veya `hatırımda` demeden ötekinden almasıyla yenik sayılması kuralına dayanan bir oyun, lades oyunu
LATERİT
Sıcak, nemli iklimlerde oluşan, parlak kırmızı veya kahverengiye çalan kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak