AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılan kısmi ödeme
AKORTÇU
Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse
AKRAN
Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür
AKSETME
Aksetmek işi
AKTÖR
Erkek oyuncu
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit
ALA
İyi, pekiyi, daniska
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı)
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata
ALARM
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne
ALIMSIZ
Çekici olmayan, cazibesiz, albenisiz
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol
ALLAMAK
Kırmızı duruma getirmek
ALLEM
`Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak` anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe
ALTCİNS
Bir cins içinden ayrılan ikinci derecedeki cins
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au)
ALTIPAS
Ceza sahası içinde kale direklerine 5,5 metre uzaklıkta, kale çizgisine dik çizilen çizgi ile kale çizgisi arasında kalan bölüm
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü
ALTÇENE
İnsan ve hayvanlarda yiyecekleri çiğnemeye yarayan, oynayabilen çene
ALTŞUBE
Bir şube içinde kurulan ikinci derecedeki şube
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit
ALÇAK
Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı
ALÇALTI
Yüksekliği az olan alan
ALİ
`Çok zorba` anlamında Ali kıran baş kesen, `bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek` anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz
ALİZE
Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim
AMCA
Babanın erkek kardeşi, baba yarısı, emmi
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil
AMPER
Elektrik akımında şiddet birimi
AMPUL
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe
AN
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika
ANAGRAM
Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime
ANAKENT
Bir ülkenin veya bir bölgenin, çevresindeki yerleşim yerlerine ekonomik ve toplumsal yönlerden hâkim olan ve genellikle ülkenin başka ülkelerle olan her türlü ilişkisinin sağlandığı en önemli kenti, metropol, ana şehir
ANAMENÜ
Bankamatikte işleme başlandıktan sonra ekrana gelen görüntülerin ilki
ANANE
Gelenek
ANANECİ
Gelenekçi
ANANEVİ
Geleneğe dayanan, geleneksel
ANAYAPI
Bir yapı bütünü içinde yükseklik ve biçim bakımından göze çarpan, önemli bölüm
ANEKDOT
Hikâyecik
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea)
ANIRMAK
Eşek bağırmak
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap