SAHİH
Gerçek, doğru, sağın, hakiki
SUSPAYI
Susması, karşı gelmemesi veya bildiği bir sırrı yaymaması için birine verilen para vb. şey, susmalık, hakkısükût, sükût hakkı
TEOGONİ
Tanrıların meydana gelişi hakkında bilgi
TROPLAR
Antik Çağ kuşkucularının var olan şeyler hakkında nesnel bilgi edinebilmenin imkânsızlığını kanıtlamak için kullandıkları ilkeler
VALLAHİ
`Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için` anlamında kullanılan bir yemin sözü, billahi, tallahi, vallaha
VEFAKAR
Vefası olan, sevgisi geçici olmayan, hakikatli, vefalı
VEFASIZ
Vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz, bivefa
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
ZALİM
Acımasız ve haksız davranan, zulmeden
ZORBA
Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse), müstebit, mütegallibe, despot, diktatör
ÇUKURCA
Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri
ÖTANAZİ
Ölme hakkı
İDDİACI
Dediğinde, iddiasında haksız da olsa direnen, inatçı (kimse)
İLHAK
Katma, bağlama, ekleme
İLTİHAK
Katılma
İLTİMAS
Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma
İMTİYAZ
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık