HEMDE
anlamı güçlendirmek, bir veya daha çok ögeye bir başkasının da eklendiğini belirtmek için kullanılan bir söz
HOMOLOG
Bir başkasının tam olarak yerini tutan
HİSTERİ
Duyu bozuklukları, çırpınma, kasılmalar ve bazen inmelerle kendini gösteren bir ruhsal bozukluk, isteri
ITTIRAT
Birbirini izleme, birbiri arkasından gelme, düzenli sıralanma
KAFDAĞI
Genellikle masallarda yer alan, dünyayı çevrelediğine inanılan, arkasında cinlerin, perilerin bulunduğu varsayılan, zümrütten hayalî bir yer
KARAVAN
Bir otomobilin arkasına takılan, hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı araç
KARIN
İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi
KAS
Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
KASADAR
Ticari kuruluşlarda kasada oturarak para alıp veren kimse
KASALI
Kasası olan
KASALIK
Kasa yapmaya uygun (tahta)
KASAP
Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse
KASAVET
Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı
KASDOKU
İstem dışı hareketleri yapan iç organlarda ve istemle hareket eden kaslarda bulunan hücreler topluluğu
KASECİK
Küçük kâse
KASEM
Ant
KASET
İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu
KASETÇİ
Kaset satan kimse
KASILIŞ
Kasılma işi
KASILMA
Kasılmak işi, takallüs
KASIM
Yılın on birinci ayı, son teşrin, teşrinisani
KASINMA
Kasınmak işi
KASINTI
Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş
KASIR
Köşk
KASIRGA
Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
KASIT
Amaç, istek, maksat
KASITLI
İsteyerek, bilerek yapılan, maksatlı
KASK
Başı darbelerden korumak için sertleştirilmiş sentetik maddelerden yapılmış sağlam başlık
KASKATI
Çok katı
KASKO
Taşıtların uğrayacakları kazadan doğacak zararların tamamının karşılanması için yapılan sigorta türü
KASKOCU
Kasko işlemlerini yapan kimse veya kuruluş
KASMA
Kasmak işi
KASTİ
Bilerek, isteyerek yapılan
KASİS
Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler
KASİYER
Kasa başında oturarak para alıp kasa fişi veren kimse, kasadar
KAVİLYA
Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça
KAZASKA
Kaynağı Kafkasya olan ve hızlı oynanan bir halk dansı
KEFEN
Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez, kefen bezi, yakasız gömlek, yakasız mintan
KISAS
Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma
KORUN
Üst derinin en dış tabakası
KOVUCUK
Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik, adese
KRAMP
Kasınç
KİRA
Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi, icar
LANGUST
Kabuklulardan, makasları olmaması, duyargalarının daha uzun ve güçlü olmasıyla ıstakozdan ayrılan, eti için avlanan bir deniz hayvanı (Palinurus vulgaris)
LAZ
Güney Kafkasyalı bir halk veya bu halktan olan kimse
LENS
Gözün saydam tabakasının üzerine doğrudan uygulanan, görmeyi düzeltici mercek, kontak lens
LUMBAGO
Soğuğun etkisiyle veya kasın ani kasılması sonucunda bel bölgesinde birdenbire beliren ağrı
MAHALLE
Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biri
MAKAS
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı