KORUMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
KRALİÇE
Kral karısı veya krallığı yöneten kadın, ece
KRUPİYE
Bir kumarhanede veya oyun oynanan bir yerde oyunu yöneten kimse
KURUL
Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble
KURYA
Vatikan'ı yöneten yürütme ve yargılama organlarının bütünü
KÖRUÇUŞ
Uçağı karanlıkta veya sis içinde sadece uçuş aletlerini kullanarak yönetme
KÖY
Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri
KÜRATÖR
Müze, kütüphane, sergi, hayvanat bahçesi vb.ni yöneten ve etkinliklerini düzenleyen yetkili kimse
KİLERCİ
Saraylarda, büyük konaklarda kiler işlerini yöneten kimse
KİNETİK
Hareketle ilgili, hareket sebebiyle oluşan
KİRVE
Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse
LANET
Tanrı'nın merhametinden yoksun olma
LANETLİ
Lanetlenmiş, kargınmış, kargışlı, melun
LANGIRT
Dikdörtgen masa üzerindeki oyuncu maketleri bulunan sopaları yöneterek küçük topları belirli deliklere sokmak veya bu deliklere girmesini önlemek amacına dayanan oyun
LAİN
Lanetlenmiş, melun
LÜNET
Gözlük camı, gözlük
LİNET
İshal
MANDACI
Bir ülkeyi manda temeline göre yönetmesi için Birleşmiş Milletler Cemiyeti tarafından görevlendirilen devlet, mandater
MANEVRA
Bir aletin işleyişini düzenleme, yönetme işi veya biçimi
MELANET
Büyük kötülük, lanetlenecek iş veya davranış
MELUN
Tanrı tarafından lanetlenmiş olan, lanetli
MENAJER
Yönetici
MENEDİŞ
Menetme işi
METANET
Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık
METIN
Metanetli
MEVDU
Emanet edilmiş, verilmiş, bırakılmış
MEVZUAT
Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü
MURAKIP
Denetçi
MÜDÜR
İdare eden, yöneten
MÜLKİYE
Devlet yönetimindeki sivil görevliler sınıfı
NAİP
Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse
NEHİY
Bir işin yapılmasını yasak etme, engelleme, menetme
NET
Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen
NOGAY
Altın Ordu devleti başbuğlarından biri olan Nogay'ın yönetimindeki Kıpçaklar
OKUTMAN
Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör
PİKAP
Küçük kamyon, kamyonet
PİLOT
Bir hava taşıtını kullanmak ve yönetmekle görevli kimse
PİLOTAJ
Bir hava taşıtını yönetme
REAYA
Bir hükümdarın yönetimi altındaki halk
REJİM
Yönetme, düzenleme biçimi, düzen
REJİSÖR
Yönetmen
SEMİNER
Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı
SENET
Bir kimsenin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit
SENETLİ
Senedi olan, senetle sağlamlaştırılmış olan
SIYANET
Koruma
SONADAM
Futbolda savunmanın gerisinde görev yapan, önündeki savunma oyuncularını kontrol eden, yöneten, yardımcı ve serbest hareket edebilen savunma oyuncusu, libero
SONUÇ
Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice
SONUÇTA
Sonuç olarak, binnetice
SUHUNET
Sıcaklık
SÖMÜRGE
Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke, müstemleke, koloni