LİMONSU
Limonu andıran, limona benzeyen, limon gibi, limonumsu
LİMUZİN
İçinde her türlü donanım bulunan lüks, uzun ve geniş otomobil türü
MALAKİT
Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat, bakır taşı
MENGENE
Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir tür alet
MENOPOZ
Kadınlarda gebe kalma ve doğurma yeteneğinin sona ermesi, âdetten kesilme, yaş dönümü, âdetgörmezlik
MOLAS
Karbonatlı kum taşı
MONARŞİ
Siyasi otoritenin genellikle miras yolu ile bir kişinin üzerinde toplandığı devlet düzeni veya rejim, tek erklik
MONAT
Eski Yunan felsefesinde bölünmez birlik
MONATÇI
Monatçılık yanlısı olan, monadist
NEONAZİ
Neonazizm yanlısı
NİHAİ
İşi sona erdiren, işi kesen, son, sonuncu
OBA
Göçebelerin konak yeri
OBERJ
Şehir merkezinin dışında sade, basit kurulmuş konaklama yeri
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak
ONA
O zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
ONABUNA
Herkese
ONAMA
Onamak işi, uygun bulma, tasvip
ONANMAK
Onama işine konu olmak
ONANİZM
Mastürbasyon
ONAR
On sayısının üleştirme sayı sıfatı
ONARICI
Onarma işini yapan kimse
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek
ONARTMA
Onartmak işi
ONATMAK
Onama işini yaptırmak
ONAYSIZ
Onaylanmamış, tasdik edilmemiş
ONAŞMAK
Karşılıklı rıza göstermek, razı olmak
ORDUGAH
Ordunun konakladığı yer
PATRONA
Osmanlı Devleti'nde tümamirale yakın bir deniz subaylığı unvanı
PUSETÇİ
Puset yapan, satan veya onaran kimse
PİKAJ
Bilgisayarda dizilen yazıları milimetrik kartona yapıştırıp düzenleme işi
PİZOLİT
Kalsiyum karbonat birleşimli, nohut büyüklüğünde, yuvarlağımsı kalsit tanecikleri veya bunların bağlanmasıyla taş durumuna geçen kireç taşı
RADARCI
Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse
RADYOCU
Radyo yapan, onaran veya satan kimse
RESTORE
`Eski ve değerli bir yapıyı onarıp eski durumuna getirmek` anlamındaki restore etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
RONDELA
Sıkıştırılacak parça ile somun arasına konan ve bu somunun parça üzerine uyguladığı kuvveti iletmeye ve dağıtmaya yarayan küçük delikli pul
RÖGAR
Kanalizasyona inmek, bakım ve onarım yapmak üzere yol düzeyinde kapağı bulunan özel baca
SOMYA
Şilteyi taşımaya ve ona esneklik vermeye yarayan yaylı kerevet
SONADAM
Futbolda savunmanın gerisinde görev yapan, önündeki savunma oyuncularını kontrol eden, yöneten, yardımcı ve serbest hareket edebilen savunma oyuncusu, libero
SONAR
Batmış olan nesnenin, yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem
SONAT
Bir veya iki çalgı için yazılmış, üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri
STENT
Tıkanmakta olan veya açılmış damara bir daha tıkanmaması için konan araç
STEYŞIN
Eşya konacak yeri aracın içine dâhil edilmiş binek otomobili
SUT
Eskiden bazı bitkilerden, bugün sodyum klorürden elde edilen sodyum karbonatın ticaretteki adı
SUYOLCU
İstanbul'un su yollarının ve bunlara ilişkin kuruluşların bakım, onarım ve işletmesiyle uğraşan kimse
SÜSLEME
Süslemek işi, bezeme, donama, tezyin
SİDEROZ
Çoğunlukla kahverengi demir karbonat birleşimli demir cevheri, siderit
TALAK
Evliliğin sona ermesi, erkeğin karısını boşaması
TALİMAR
Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına desteklik etmek amacıyla konulan ekleme
TAMAMEN
Bütün olarak, büsbütün, baştan sona
TAMİR
Onarma, onarım