BUYOT
Genellikle hastalık anında kullanılan sıcak su torbası
BÖLÜT
Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri
BÜTAN
Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı
BÜTEN
Olefin grubundan C4H8 formülünde iki hidrokarbonun adı
BİRBİRİ
Karşılıklı olarak bir diğeri
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı
CANFEDA
Çok imrenilen iyi veya güzel şeyler, davranışlar karşısında söylenen bir söz, can kurban
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba
CERBEZE
Güzel konuşma
CIRBOĞA
Bir tür çöl sıçanı (Dipus Caegyptius)
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma
CİRİT
At koşturup birbirine değnek atarak takım hâlinde oynanan oyun, cirit oyunu
DARBECİ
Vuran, çarpan kimse
DARBUKA
Toprak veya madenden yapılan, bir yanı açık, vurmalı çalgı
DENİZ
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi
DERBENT
Geçit
DERBİ
Aynı şehrin takımları arasında oynanan oyun
DESTE
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam
DIŞAĞ
Yerel ağlarla birbirine bağlı birçok bilgisayarın genel ağı kullanarak birbirleriyle iletişim kurduğu bilgi iletişim ağı
DOLOMİT
Kalsiyum ve magnezyumlu karbonat birleşiminde bir mineral
DÖLEK
Ağırbaşlı, uslu, ağır davranışlı
DÖRTLÜK
Birbirine dik iki çap boyunca dörde bölünmüş dairenin her bir dilimi
DÜNÜR
Eşlerin baba ve analarının birbirlerine göre durumu
DİCLE
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
DİNAR
Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün kullanılan para birimi
DİZDİZE
Dizleri birbirine değecek biçimde birbirine yakın olarak
DİZGE
Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem
EDEPSİZ
Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)
EDİ
Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz
EDİBANE
Terbiyeli, nazik
EHİL
Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap
ELELE
Birbirinin elini tutarak
ELGİN
Yabancı, gurbette yaşayan, garip
ELMAS
Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon
ELİPS
Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
EMİRBER
Emir eri
EMİRERİ
Teğmen ve yukarısı üst düzey subayların hizmetinde bulunan er, hizmet eri, emirber
ER
Erbiyum elementinin simgesi
ERBAA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
ERBAP
Bir işten anlayan, bir işi iyi yapan kimse
ERBAŞ
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker
ERBİN
Erbiyum oksit (Er2O3) veya erbiyum hidroksit, Er(OH)2
ERBİYUM
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
ERKİN
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest
EVRİLİR
Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): `Her insan güler` evrilir bir önerme sayılır çünkü `her gülen insandır` yargısı yanlış olmaz
EĞİL
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek
EĞİTSEL
Eğitimsel, terbiyevi
EŞ
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri
EŞDEĞER
Değer yönünden birbirine eşit olan, muadil