SAMURAY
Japon derebeyinin hizmetindeki savaşçı
SAMUT
Susan, suskun
SAMYELİ
Çölden esen sıcak rüzgâr, sam (I)
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu
SANRI
Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon
SAVSAMA
Savsaklama, ihmal
SM
Samaryum elementinin simgesi
SORMACA
Herhangi bir konuyla ilgili durum ve tutumu belirlemek için düzenlenmiş ayrıntılı ve kapsamlı soru dizisi, anket
SUSAK
Susamış olan, susayan
SUSAM
Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum)
SUSAMAK
Su içme gereksinimi duymak
SUSAMLI
Susamı olan
SUSAMSI
Susamı andıran, susama benzeyen, susam gibi
SUSAYIŞ
Susama işi
SÜRYANİ
Samilerin, Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse
SÜSEN
Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam (İris germanica)
SİMİT
Halka biçiminde, genellikle üzerine susam serpilmiş çörek
TAHİN
Öğütülmüş susamın koyu sıvı durumu
TAVSAMA
Tavsamak işi
TEMARUZ
Sayrımsama
TEPİR
Tahılı saman ve kavuzlardan ayırmaya yarayan, kıldan veya kamıştan yapılmış elek
TEŞNE
Susamış
VARGI
Verilen bir önermeden çıkarsama yoluyla varılan sonuç
YADSIMA
Yadsımak işi, yokumsama, inkâr
YASAMAK
Düzen vermek
ÇEKİNTİ
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
ÇOKSAMA
Çoksamak işi
ÇÖP
Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası
ÜZERLİK
Sedef otugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi amaçlı, tütsü olarak kullanılan bir bitki (Peganum harmala)
İHMAL
Gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, savsama, önem vermeme
İNKISAM
Bölünme, taksim edilme
İRTİSAM
Resmi çıkma, resmi çizilme
İSTİBAT
Olmasını uzak görme, imkân vermeme, uzaksama, ıraksama
İÇLEM
Bir kavramın çağrıştırdığı kapsama giren niteliklerin veya taşıdığı özelliklerin bütünü, tazammun
İÇTEN
Samimi
ŞÜMUL
İçine alma, kaplama, kapsama
ŞÜMULLÜ
Kapsamlı