AKROPOL
Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist)
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân
AKTARIM
Aktarma işi, nakil
AKTARIŞ
Aktarma işi
AKTARMA
Aktarmak işi
AKTAŞ
Lüle taşı
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı
AKYEM
İzmarit, istavrit, uskumru vb. balıkların beyaz etinden yapılan ve oltada kullanılan yem
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar (I), albinos
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay
ALEMDAR
Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse
ALENİ
Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan
ALFENİT
İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım
ALINLIK
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol
ALKOLİK
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olan (kimse)
ALMAK
Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
ALTALTA
Birbirinin altında olarak
ALTAYCA
Altay Türkçesi
ALTDERİ
Üst derinin altında bulunan ikinci tabaka, hipoderm
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş
ALTIPAS
Ceza sahası içinde kale direklerine 5,5 metre uzaklıkta, kale çizgisine dik çizilen çizgi ile kale çizgisi arasında kalan bölüm
ALTYANI
Alt tarafı
ALYAN
Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ
ALİL
Hastalıklı, sakat
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer
AMBERBU
Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü
AMERİKA
Dünya üzerinde yer alan bir kıta
AMETİST
Süs taşı olarak kullanılan, mor renkte bir kuvars türü
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil
AMPİR
Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup
AMİPLER
Bir hücreli hayvanların kök bacaklılar sınıfına giren bir takımı
ANADOLU
Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Küçük Asya, Rum
ANADİLİ
Çocuğun ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dil
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil
ANAKAPI
Bir yapının süslü, büyük ön kapısı, portal
ANAKARA
Kıta
ANAKUYU
Bir ocakta ana çıkış ve havalandırmada kullanılan kuyu
ANAM
sese verilen tona göre şaşma, beğenme, acı, üzüntü vb. duygular anlatan söz