AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus)
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla)
AKBENEK
Gözün saydam tabakasında bir yara veya çıban sonucunda oluşmuş, görmeyi derece derece azaltan beyaz benek
AKGÖZLÜ
Gözlerinin rengi açık olan ve nazarının hemen değdiğine inanılan (kimse)
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile
AKLIMDA
Lades oyununa katılanlardan biri ötekine bir şey verirken karşıdakinin `unutmadım` anlamında söylediği söz
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılan ayar, düzen
AKROPOL
Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse
AKSAN
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist)
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı
AKUT
İveğen
AKYEM
İzmarit, istavrit, uskumru vb. balıkların beyaz etinden yapılan ve oltada kullanılan yem
AKİM
Kısır, verimsiz, döl veremeyen
AKİS
Işık veya ses dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi, yansıma, yankı
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar (I), albinos
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha
ALARM
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma
ALEMDAR
Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne
ALETSİZ
Aleti olmayan veya aletle yapılmayan
ALEYH
Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı
ALFENİT
İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım
ALINLIK
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası
ALIŞKIN
Bir şeye veya bir şey yapmaya alışmış olan, alışkan, alışmış
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol
ALLAH
bir şey karşısında hayranlık veya yakarma bildiren bir söz
ALLEGRO
Canlı, neşeli ve hızlı bir biçimde (çalınarak)
ALMAK
Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe
ALMAŞIK
İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan