AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılan özel bir karışım
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse
AHFEŞ
`Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak` anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz
AHIRDAŞ
Aynı at sahibine veya at ortaklığı bulunan kişilere ait olan, aynı koşuya katılan atlar, eküri
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster)
AHMAK
Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal
AHŞAP
Ağaçtan, tahtadan yapılmış
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş
AJİTE
`Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak` anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve `çırpıntıya uğramak` anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı
AKAK
Yatak
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı
AKAĞA
Haremlerde hizmet gören hadım ağalarının beyaz ırktan olanı
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus)
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılan bir balık (Leuciscus)
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla)
AKBENEK
Gözün saydam tabakasında bir yara veya çıban sonucunda oluşmuş, görmeyi derece derece azaltan beyaz benek
AKDUT
Beyaz renkte olan dut
AKEMİ
İki elemanlı mermer yapıştırıcısı
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan
AKILSIZ
Aklı, gerçeği görüp ona göre davranmayan, anlayışı kıt
AKIMSIZ
Akımı olmayan
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba)
AKKOR
Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile
AKLİ
Akılla ilgili, akla dayanan, akılsal
AKLİYAT
Akıl yolu ile kazanılan bilgiler
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılan kısmi ödeme
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılan ayar, düzen
AKORTÇU
Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse
AKPAK
Bembeyaz, temiz, parlak
AKRAN
Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür
AKREP
Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı
AKROPOL
Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse
AKSAN
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist)
AKSON
Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması
AKTAR
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân
AKUSTİK
Yankı bilimi
AKVAREL
Sulu boya resim