KARAGÜN
Üzüntülü, sıkıntılı zaman
KARAKIŞ
Kış ortası, kışın en şiddetli zamanı, zemheri
KARINSA
Kuşların tüy değiştirme zamanı
KARİYER
Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık
KATİYEN
Hiçbir zaman, asla
KAVZAMA
Kavzamak işi
KAZAMAT
Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper
KAÇTA
Ne zaman?
KENDİ
İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, öz(I), zat
KIYAMET
Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü
KIZAMIK
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık
KIŞ
Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim
KIŞGÜNÜ
Soğuktan kaynaklanan elverişsiz zaman dilimi
KOSKOCA
Çok büyük, muazzam
KUDUZ
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
KULUNUZ
alçak gönüllülük göstermiş olmak için ben zamiri yerine kullanılan bir söz
KURA
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme
KİL
Islandığı zaman kolayca biçimlendirilebilen yumuşak ve yağlı toprak
KİLTAŞI
İnce taneli kilin zamanla kat kat yığılması sonucu meydana gelen taş, şist
KİP
Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga
KİTRE
Gevenden çıkarılan bir zamk türü, kestere
LAHZA
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an(I)
LAK
Uzak Doğu'da yetişen Amerikan elmasından çıkan zamk
LALE
Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana)
LEPRA
Cüzzam
LÜK
Boyacılıkta kullanılan Hint zamkı
MAMUT
Filgillerden, dördüncü zamanda Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius)
MAYASIL
Tende kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama vb. doku bozukluklarıyla kendini gösteren ve bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı, egzama
MEVKUTE
Belli zaman aralıkları ile çıkan yayın, süreli yayın, periyodik
MEZAMİR
Düdükler
MUAZZAM
Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman
MÜŞKÜLE
Bağ bozumuna yakın bir zamanda yetişen, kalınca kabuklu, iri ve uzun taneli bir üzüm
NAİP
Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse
NEFESLİ
Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen
NEKADAR
nicelik bakımından miktar, ölçü, fiyat, zaman anlamlarıyla soru bildiren bir söz
NEOZOİK
Üçüncü ve dördüncü zamanla ilgili
NİZAM
Düzen
NİZAMLI
Düzenli, tertipli
OKRAMAK
Acıkmış, susamış olan at yiyecek veya su gördüğü zaman kişnemek
OLURA
geniş zaman kipinden sonra gelerek belirsizlik, olasılık anlamı katan bir söz
ONA
O zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
OSIRADA
İçinde bulunulan zamanda
PANAYIR
Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar
SAAT
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
SADARET
Sadrazamlık
SANA
Sen zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
SAPARNA
Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan, zambakgillerden, yeşilimsi çiçekli, dikenli ve tırmanıcı, çok yıllık bir bitki (Smilax)
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi
SARKMAK
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
SEHER
Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı, seher vakti