EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat
EKOYLUM
Camilerde yarım kubbelerin iki veya üç yanında küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemleri
EKRAN
Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük
EKSPOZE
`Sergilemek, gözler önüne sürmek` anlamındaki ekspoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
EKSİKLİ
Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç
EKSİLEN
Çıkarma işleminde kendisinden çıkarma yapılan sayı
EKSİLTİ
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips
EKUVVET
herhangi bir şeye ağırlık verildiğinde kullanılan bir söz
EKVATOR
Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı
EKİNLİK
Ekin ekilmiş yer
EKİNSİZ
Ekini olmayan
EKİNÖZÜ
Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
ELALMAK
tarikatlarda bir mürit, mürşidinden, başkalarına yol gösterme iznini almak
ELATMAK
birisinin işine karışmak, müdahale etmek
ELAYASI
Elin, bilekle parmaklar arasındaki iç bölümü
ELBEYLİ
Kilis iline bağlı ilçelerden biri
ELCİK
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılan kaplama
ELDEBİR
Kesinlikle gerçekleşecek şey
ELDİVAN
Çankırı iline bağlı ilçelerden biri
ELDİVEN
Dış etkilerden korumak için ele giyilen kumaş, deri veya kauçuktan yapılan el giysisi
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç
ELEKLİK
Keçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü
ELELE
Birbirinin elini tutarak
ELEME
Elemek işi, eliminasyon
ELENMEK
Eleme işine konu olmak veya eleme işi yapılmak
ELERİMİ
Çok uzakta olmayan, elin ulaşabileceği uzaklık
ELFRENİ
Duran bir taşıtı, bulunduğu yerde sabitleştirmek veya hareket imkânını engellemek için kullanılan ve elle yönetilen fren
ELLİLİK
İçinde elli tane bulunan
ELLİNCİ
Ellinin sıra sıfatı, sırada kırk dokuzuncudan sonra gelen
ELMADAĞ
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
ELMAS
Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon
ELÇEK
Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir eldiven türü
ELÖPMEK
yaşlı veya saygı gösterilmesi gereken kimselerin sağ elinin üstünü önce dudağa, sonra alna götürmek
ELİMİNE
`Elemek` anlamındaki elimine etmek, `elenmek` anlamındaki elimine olmak (veya edilmek) birleşik fiillerinde geçen bir söz
ELİPS
Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
ELİPTİK
Elips ile ilgili, elips biçiminde olan
ELİŞİ
Makine kullanmadan yapılan örgü, dikiş vb. el ürünü
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
EMDİRME
Emmesini sağlama, emdirme işi
EMEK
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, mesai, zahmet
EMEN
Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur
EMET
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
EMIR
Araplarda ve bazı Müslüman ülkelerde bir kavim, şehir veya ülkenin başı
EMLAK
Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul
EMLAKÇI
Emlak alıp satma işiyle geçinen kimse
EMLİK
Emme döneminde olan çocuk
EMMEK
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak
EMPRİME
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
EMZİK
Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme