DİRAYET
İnce şeyleri kavrayış
DİSFAZİ
Sinir merkezlerindeki bir bozukluktan dolayı konuşma bozukluğu veya güçlüğü
DİVAL
Altı mukavva ile beslenmiş, üstü sırmalı işleme
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis
DİVRİĞİ
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
DİYABAZ
Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle
DİYADİN
Ağrı iline bağlı ilçelerden biri
DİYAFON
İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç
DİYALEL
Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm, üstü örtülü bir tür kısır döngü
DİYALİZ
Vücut sıvılarındaki istenmeyen maddelerin yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması temeline dayanan bir çözümleme veya arıtma yöntemi
DİYEZ
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
DİYORİT
Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı
DİZ
Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer
DİZDİZE
Dizleri birbirine değecek biçimde birbirine yakın olarak
DİZEL
Sıkıştırılmış hava içine püskürtülen yakıtla çalışan motor
DİZEM
Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim
DİZEY
Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris
DİZGE
Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem
DİZGİCİ
Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip
DİZÜSTÜ
Bilgisayarın her türlü donanımı ile küçültülerek taşınabilir duruma getirilmiş biçimi
DİZİN
Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist
DİŞ
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri
DİŞLEME
Dişlemek işi
DİŞLİ
Dişleri olan
DİŞTAŞI
Diş köklerinde oluşan kireçsi taş tabaka, kefeki, tartar
DİŞİL
Bazı dillerde dişi cinsten sayılan (kelime), müennes
EBELEME
Ebelemek işi
EBLEH
Akılsız, budala, alık
ECDAT
Geçmişteki büyükler, atalar
ECEABAT
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
EDEPSİZ
Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)
EDREMİT
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
EDVAR
Çağlar, devirler
EDİ
Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz
EDİLGEN
Yapılan işten etkilenen, pasif, etken karşıtı
EDİNÇ
Edinilen şey veya şeyler, müktesebat
EE
Türk alfabesinin altıncı sırasında yer alan ve E adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir
EFE
Yiğit, özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybek
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi
EFENDİM
Bir sesleniş karşısında `buradayım` anlamında kullanılan bir söz
EFKAR
Düşünceler, fikirler
EFLAK
Gökler
EFRAT
Bireyler, fertler
EFSANE
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence
EFİLEME
Efilemek işi
EGALE
`Bir rekoru yinelemek` anlamındaki egale etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
EJDERHA
Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejder, dragon
EKBÜTÇE
Yıllık bütçeye sonradan eklenen bütçe
EKEYLEM
Ek fiil