TIRTIR
Zar kanatlılardan, uzun gövdeli, uzun duyargalı, kurtçuk evresini tarım bitkilerine zarar veren böcekler üzerinde geçiren bir tür böcek (Ichneumon)
TOHUM
Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane
TON
Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı
TONAJ
Bir taşıtın alabildiği ton miktarı
TONER
Bilgisayar yazıcısı veya fotokopi makinesinde kullanılan toz durumundaki mürekkep
TONLU
Yumuşak
TONOZ
Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü
TONYA
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
TONİK
Organları uyaran ve güçlendiren ilaç
TORNADO
Batı Afrika kıyılarında esen çok kuvvetli siklon
TOST
İçine peynir, sucuk vb. konularak özel makinesiyle gevretilip kızartılmış ekmek
TOSYA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
TOTEM
İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne, ongun(II)
TOTEMCİ
Totemcilik yanlısı, onguncu
TRABZON
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
TRAJEDİ
Konusunu efsanelerden veya tarihsel olaylardan alan, acıklı sonuçlarla bağlanan bir tür tiyatro eseri, facia, tragedya, ağlatı
TREN
Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer
TREYLER
Traktör veya kamyonlara, genellikle yük taşımalarını sağlamak için takılan araba
TROMBON
Sürgü kolunun hareketiyle değişik yükseklikte seslerin elde edildiği nefesli çalgı
TRİLYON
Milyar kere bin, 1.000.000.000.000
TUNİK
Pantolon veya etek üzerine giyilen, dizlere kadar inen üst giysisi
TURNİKE
İnsanların teker teker geçmesini sağlamak amacıyla bazı yerlere konulan, uçlarından biri çevresinde dönebilecek düzende yatay olarak yerleştirilmiş çarpı biçiminde araç
TUTUK
Akıcı, rahat konuşamayan
TUTUKLU
Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse), tutuk, mevkuf
TUTURUK
Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler
TUZLA
Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha
TUŞ
Piyano, org vb. müzik aletleriyle daktilo, hesap makinesi, bilgisayar ve telefon gibi makinelerde parmak vurulan yerlerin adı
TÜFEKÇİ
Tüfek yapan, onaran veya satan kimse
TÜNEMEK
Kuşlar, kanatlı evcil hayvanlar, uyumak için bir dala veya sırığa konmak
TİFÜS
Bitle geçen, ortalama on beş gün süren, vücutta pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir hastalık, lekeli humma
TİRAN
Eski Yunan'da siyasal gücü zorla ele geçiren, onu kötüye kullanan kimse
TİRYAKİ
Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan (kimse)
TİRİT
Et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılan yemek
UCUAÇIK
Sonucu belli olmayan
UMULMAK
Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak
UR
Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, Çingene ahtapotu, vejetasyon
USSAL
Akla uygun, yalnız akla dayanan, akli, rasyonel
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup
UTANMAK
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak
UTULMAK
Utma işi yapılmak veya utma işine konu olmak
UYAK
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye
UYARI
Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih
UYDU
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk
UZLAŞMA
Uzlaşmak durumu, uyuşma (II), uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, konsensüs
UZMAN
Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan
UÇ
Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
UÇSUZ
Ucu, sonu olmayan
UÇUCA
Bir şeyin son noktasıyla, ikinci bir şeyin baş noktasını birbirine ekleyerek
UŞKUN
Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir tür ravent (Rheum rhaponticum)
VAAZ
Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma