ELEMEĞİ
Elde yapılan iş
ELEMSİZ
Elemi, üzüntüsü, kederi olmayan
ELENMEK
Eleme işine konu olmak veya eleme işi yapılmak
ELERİMİ
Çok uzakta olmayan, elin ulaşabileceği uzaklık
ELFRENİ
Duran bir taşıtı, bulunduğu yerde sabitleştirmek veya hareket imkânını engellemek için kullanılan ve elle yönetilen fren
ELGİN
Yabancı, gurbette yaşayan, garip
ELK
Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik
ELLİBİR
Eldeki dizili kâğıtların sayısal toplamı elli bir olduğunda açılmasına ve geri kalan kâğıtların elden çıkarılmasına dayalı bir tür iskambil oyunu
ELMAMSI
Elmayı andıran, elmaya benzeyen, elma gibi
ELULAĞI
Yardımcı, yamak
ELYAF
Genellikle iplik durumuna getirilebilir lifli madde
ELÇEK
Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir eldiven türü
ELÖPMEK
yaşlı veya saygı gösterilmesi gereken kimselerin sağ elinin üstünü önce dudağa, sonra alna götürmek
ELİAĞIR
Yavaş iş gören, ağırelli
ELİLANI
El ile dağıtılan yazılı duyuru
ELİMİNE
`Elemek` anlamındaki elimine etmek, `elenmek` anlamındaki elimine olmak (veya edilmek) birleşik fiillerinde geçen bir söz
ELİPS
Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
ELİŞİ
Makine kullanmadan yapılan örgü, dikiş vb. el ürünü
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
EMEK
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, mesai, zahmet
EMEN
Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur
EMET
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
EMIR
Araplarda ve bazı Müslüman ülkelerde bir kavim, şehir veya ülkenin başı
EMLAK
Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul
EMMEK
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak
EMPRİME
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
EMZİK
Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme
EMİ
`olur mu!` anlamında kullanılan bir tembih veya istek sözü
EMİRCİK
Yalıçapkını
ENAM
Yaratılmış bütün canlılar
ENAYİCE
Enayiye yakışır bir biçimde, enayicesine
ENDEMİK
Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan)
ENENMEK
Eneme işi yapılmak, erkekliği giderilmek
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENSAR
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse)
ENTERİT
İnce bağırsak yangısı
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II)
ENTİMEM
Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım
ENZİM
Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde
ENİK
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
ENİR
Bir tür yaban mersini
EPSEM
Ses çıkarmayan, susan
EPİGRAM
Her türlü konuda yapılmış kısa manzume
ERBAP
Bir işten anlayan, bir işi iyi yapan kimse
ERBAŞ
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker
ERBİN
Erbiyum oksit (Er2O3) veya erbiyum hidroksit, Er(OH)2
ERBİYUM
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)