İNKIRAZ
Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma
İNSAN
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı
İNSANLI
Çevresinde, içinde insan bulunan
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus)
İRMİK
Sert buğdaydan elde edilen, taneleri iri, glütence zengin un
İRİDYUM
Atom numarası 77, atom ağırlığı 193,1, yoğunluğu 22,4 olan ve platin filizlerinde bulunan değerli bir element (simgesi Ir)
İRİS
Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü
İSLİKÜF
Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklı mantar (Aspergillus fumigatus)
İSLİM
Gücünden yararlanmak için elde edilen buhar, istim
İSTADYA
Uzakta bulunan iki noktanın arasını ölçmekte kullanılan araç
İSTİNAF
Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bir üst mahkemeye götürme
İSVEÇLİ
İsveç halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
İTAAT
Söz dinleme, boyun eğme, buyruğa uyma
İTAATLİ
Söz dinleyen, buyruğa uyan, itaatkâr
İTALYAN
İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
İTBURNU
Yaban gülünün meyvesi
İTRİYUM
Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92, yoğunluğu 4,6 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, değerli bir element (simgesi Y)
İVMEK
Çabuk davranmak, acele etmek
İYON
Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün
İYOT
Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, tabiatta, deniz suyunda sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimtırak esmer renkte katı bir element (simgesi I)
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZAÇ
Bunaltma, tedirgin etme, baş ağrıtma, can sıkma
İZNİK
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
İÇ
Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
İÇERLEK
Yanındakilerden daha içeride, daha geride bulunan
İÇERMEK
İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek
İÇERİK
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf
İÇGÖBEK
Çiçeklerin dişi organında yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇKAVUZ
Buğdaygil çiçeğinin erkek ve dişi organlarını içerisinde tutan ve başakçık eksenine aşağıdan ve dış taraftan bağlanmış olan kavuz
İÇKULAK
Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü, dolambaç
İÇKİN
Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç
İÇTİHAT
Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç
İĞDİŞ
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at)
İİ
Türk alfabesinin on ikinci sırasında yer alan ve İ adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, düz, dar ünlüyü gösterir
İŞETMEK
aldatmak, birine beklemediği bir davranışta bulunarak onu zarara sokmak
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi
ŞAHİN
Kartalgillerden, Avrupa ve Asya'nın dağ, orman ve çalılıklarında yaşayan, 50-55 santimetre uzunluğunda yırtıcı bir kuş (Buteo buteo)
ŞAKAK
Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge
ŞAMPUAN
Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun
ŞANTUNG
Genellikle yazlık giyim eşyası yapılan, üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan, ham ipekle dokunmuş kumaş
ŞAPLI
İçinde şap bulunan
ŞARKILI
İçinde şarkı bulunan
ŞAVALAK
Aptal, alık, sersem, budala
ŞEBEK
Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde sürüler hâlinde yaşayan, değişik renklerde olan, uzun veya kısa kuyruklu türleri bulunan maymun
ŞEDDELİ
Üzerinde şedde işareti bulunan veya yan yana iki tane imiş gibi okunan (harf)
ŞEHRİYE
Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru
ŞEKER
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
ŞEKERLİ
İçinde şeker bulunan
ŞIPIDIK
Ökçesiz ve arkalıksız terlik veya pabuç, şıpşıp