EY
Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü
EYLEMCİ
Düşüncesini eylemleri ile gerçekleştirmeye çalışan kimse
EYLEMEK
Bir kişiden veya bir şeyden yoksun bırakmak
EYNESİL
Giresun iline bağlı ilçelerden biri
EYVAH
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü
EYYAMCI
Gününü dilediğince geçiren, gününü gün eden kimse
EYÜP
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
EZAN
Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı
EZBER
Bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma
EZBERCİ
Dersini veya herhangi bir konuyu anlamadan kelime kelime belleğinde tutan kimse
EZDİRME
Ezdirmek işi
EZGİ
Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi
EZGİNCE
Ezgin bir biçimde olan
EZGİÇ
Boyaları ezmeye yarayan demir veya porselen alet
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
EZİNE
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
EĞDİRME
Eğdirmek işi
EĞDİRİŞ
Eğdirme işi
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga
EĞLENTİ
Neşeli ve hoşça vakit geçirilen toplantı
EĞMÜR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
EĞREZ
Eğirdir Gölü'nde yaşayan bir balık
EĞİL
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
EĞİLMEK
Bir yana doğru eğik duruma gelmek
EĞİRDİR
Isparta iline bağlı ilçelerden biri
EĞİRMEK
Yün, pamuk vb.ni iğ ile büküp iplik durumuna getirmek
EĞİRMEN
İplik eğirmeye yarar araç, kirmen
EĞİROTU
Dere ve durgun su kenarlarında yetişen, 50-125 santimetre yüksekliğinde, çok yıllık ve otsu bir bitki, eğir kökü (Acorus calamus)
EĞİRTME
Eğirtmek işi
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek
EŞ
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri
EŞANLAM
Sözler arasında anlam birliği olması durumu
EŞBİÇİM
Başka bir şeyin biçim veya yapı bakımından aynısı olan şey, izomorf
EŞDEĞER
Değer yönünden birbirine eşit olan, muadil
EŞKOŞMA
Tanrı'nın birden çok olduğuna inanma, Tanrı'ya ortak koşma, şirk
EŞLEMEK
Benzer iki şeyi bir araya getirmek
EŞLENİK
Herhangi bir biçimde birbiriyle oranlı bulunan (nokta, çizgi, sayı)
EŞRAF
Bir yerin zenginleri, sözü geçenler, ileri gelenler
EŞTİRME
Eştirmek işi
FABRİKA
İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi
FAGOT
Tahtadan parçaları uç uca takılı, uzun bir boru biçiminde, perdeli bir üflemeli çalgı
FAHRİYE
Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü
FAKÜLTE
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri
FALAN
Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime, filan
FANTA
Mavimsi yeşil renkli bir tür baştankara, dağ isketesi
FANYA
Bir balık ağına eklenen iri gözlü ikinci ağ
FARAD
Elektrik sığa birimi
FARAŞ
Toplanan süprüntüleri alıp atmak için kullanılan teneke veya plastikten yapılmış kısa saplı bir kürek türü
FAREOTU
Sütleğengillerden, mavi çiçekli, tohumları fare zehri olarak kullanılan bir bitki
FARİL
Balık ağlarının alt ve üst yanlarına geçirilen keçi kılından yapılmış ip