OLASILI
Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel
OLEİN
Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri
OLUŞMAK
Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek
OMUZDAŞ
Aynı amaçla ve birlikte hareket eden kimse, ayaktaş, hempa
ONAŞMAK
Karşılıklı rıza göstermek, razı olmak
ONGUNCU
Totemci
ONLAR
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak
ONS
Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi
OO
Türk alfabesinin on sekizinci sırasında yer alan ve O adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, yuvarlak ve geniş ünlüyü gösterir
ORAKAYI
Temmuz
ORGANZE
İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş
ORTABOY
Orta büyüklükte olan
ORTAK
Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner
ORTAİŞİ
Bir evin temizlik işlerinin bütünü, orta hizmeti
ORTEZ
Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç
OSAAT
Hemen, o anda, o saatte
OSAATTE
O saat
OSMİYUM
Atom numarası 76 olan, 5027 °C'de kaynayan, 3050 °C'de eriyen, mavi renkte, platin filizlerinde bulunan çok kırılgan bir element (simgesi Os)
OTACI
Çeşitli bitkilerle tedavi uygulayan kişiler için halk arasında hekim veya eczacı anlamında kullanılan bir unvan
OTAMA
Otamak işi, tedavi
OTAMAK
Bitkinin yaprak veya köklerini vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek
OTORİTE
Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü, yetke, sulta, velayet
OY
Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey
OYA
Genellikle ipek ibrişim kullanarak iğne, mekik, tığ veya firkete ile yapılan ince dantel
OYNAŞ
Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkiler bulunan kadın veya erkekten her biri
OĞULCUK
Oğlanlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
OĞUZELİ
Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri
PADALYA
Öldürüldükten sonra süs amacıyla içi doldurulmuş hayvan
PADOK
Hipodromda yarış atlarının yedekte gezdirildikleri yer
PAFTA
Bir bölgenin kadastro durumunu gösteren değişik malzemeler üzerine yapılmış parselleme çizgilerinin bütünü
PAK
Temiz
PAKET
İçinde bir veya birçok şey bulunan, kâğıda sarılarak veya kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne
PALAS
Lüks otel
PANAYIR
Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar
PANKART
Toplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın birkaç sözle gösterildiği karton veya bezden levha
PANTEON
Yunan ve Romalıların en büyük tapınaklarına verdikleri ad
PARALEL
Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi
PARAPET
Küpeşte
PARAPUL
Para, para niteliğinde olan şey
PARAVAN
Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde, paravana
PARSA
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para
PARTİ
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka
PATAK
Dayak, kötek
PATALYA
Her iki küreği bir kişi tarafından çekilen, birden üç çifteye kadar savaş gemisi sandalı
PATATES
Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum)
PATEN
Buz üstünde kaymak için kullanılan, çoğunlukla tabanına, dar uzun bir çelik takılı ayakkabı
PATENCİ
Buz pateni yapan veya patenle kayan kimse
PATETİK
Dokunaklı, etkili
PATİK
Altı yumuşak veya ince deriden, genellikle üstten bağlı küçük çocuk ayakkabısı
PATİNAJ
Buz pateni