OKUTMAN
Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör
OLEİN
Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri
OLGUN
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
OLGUNCA
Olgun gibi, olguna benzer
OLMAMIŞ
Olgunlaşmamış, ham
OLMUŞ
Olgunlaşmış, ergin
OLUMSAL
Olması kadar olmaması da mümkün bulunan, zorunlu karşıtı
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif
OLUNMAK
Olma işine konu olmak
OMFAZİT
Piroksen grubundan, yeşil renkli doğal silikat
ONABUNA
Herkese
ONAMA
Onamak işi, uygun bulma, tasvip
ONGUN
Çok verimli, bol, eksiksiz
ONGUNCU
Totemci
ONURSAL
Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan)
ONURSUZ
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz
OPTİMAL
En uygun
OPTİMUM
En uygun, en elverişli
ORAK
Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı
ORANSIZ
Kendinde oran bulunmayan, nispetsiz
ORDUGAH
Ordunun konakladığı yer
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas)
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun
ORGAN
Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, örgen, uzuv
ORGANEL
Hücre içerisinde bulunan kendi içinde özelleşmiş yapı
ORGANZE
İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş
ORTALIK
Bulunulan yer, çevre
ORTAM
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü
ORTANCA
Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan
ORTAÇAĞ
Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden (476) 1453'e veya 1492'ye kadar süren çağ
ORTEZ
Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç
OSIRADA
İçinde bulunulan zamanda
OSMANLI
XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları
OSMİYUM
Atom numarası 76 olan, 5027 °C'de kaynayan, 3050 °C'de eriyen, mavi renkte, platin filizlerinde bulunan çok kırılgan bir element (simgesi Os)
OT
Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler
OTACI
Çeşitli bitkilerle tedavi uygulayan kişiler için halk arasında hekim veya eczacı anlamında kullanılan bir unvan
OTOKRAT
Siyasal kudreti elinde bulunduran (hükümdar)
OTOPARK
Taşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer, park yeri, park
OTOSKOP
Dış kulak yolunu ve kulak zarını muayeneye yarayan alet
OTURMAK
Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
OTİST
İçine kapanık, psikolojik sorunları olan kimse
OVA
Çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmediği, geniş veya dar düzlük, yazı
OVUNMAK
Ovma işi yapılmak
OY
Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey
OYDAŞ
Aynı düşüncede, aynı inançta olan, aynı düşünceyi savunanlardan her biri, düşündeş, fikirdeş
OYLAMAK
Oya koymak veya oya sunmak
OYNAŞ
Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkiler bulunan kadın veya erkekten her biri
OYUNBAZ
Oynamayı seven
OYUNCAK
Oyun aracı
OYUNLUK
Sahne