ESLAF
Bizden öncekiler, geçmişler, ahlaf karşıtı
ESLEK
Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti
ESMEK
Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak
ESMER
Siyaha çalan buğday rengi
ESMERUN
Esmer buğdaydan elde edilen un
ESNEMEK
Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek
ESPAS
Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk
ESRARCI
Esrar yapan, satan veya esrar çeken kimse
ESRARLI
Gizli yönleri bulunan, ne olduğu anlaşılamayan, akıl erdirilemeyen, esrarengiz
ESRİMEK
Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak
ESTET
Sanatsal ürünler arasında güzeli en üstün, en yüce değer sayan kişi
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat
ESİN
Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik
ETEN
Etene
ETENE
Döl eşi
ETENELİ
Etenesi olan
ETER
Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar
ETKEN
Etki eden şey, faktör
ETKİ
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
ETKİN
Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik
ETKİNCİ
Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştiren kimse, aktivist
ETLENME
Etlenmek işi
ETLİK
Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılan semiz hayvan
ETMEN
Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör
ETOL
Genellikle kürkten, gösterişli kumaşlardan veya yün örgüden yapılmış omuz atkısı
ETOLOJİ
Hayvanların davranışlarını kendi doğal çevrelerinde ve deney düzeneğine sokmadan karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalı
ETUNU
Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün
ETYARAN
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan
ETYEMEZ
Genellikle et ve et türevlerini yemeyen kimse, vejetaryen
EU
Evropiyum elementinin simgesi
EV
Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı
EVAZE
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
EVCİL
Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanılabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı
EVCİLER
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
EVCİLİK
Genellikle kız çocuklarının ev işlerini örnek alarak oynadıkları oyun
EVCİMEN
Evine, ailesine çok bağlı (kimse)
EVERMEK
Evlendirmek
EVLAT
Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk
EVLEK
Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri
EVLENME
Evlenmek işi, izdivaç
EVLENİŞ
Evlenme işi
EVRAK
Resmî kurumlarda işlem gören belgeler
EVREN
Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos
EVRİLİR
Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): `Her insan güler` evrilir bir önerme sayılır çünkü `her gülen insandır` yargısı yanlış olmaz
EVRİM
Zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci
EVRİŞİK
Evirme yoluyla elde edilen (önerme): `Her insan güler` önermesinin evrişiği, `her gülen insandır` biçiminde olur
EVSİN
Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze
EVVELCE
Önceden, eskiden
EVÇ
En yüce yer