NAİP
Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse
NAİPLİK
Naip olma durumu, niyabet
NECABET
Temiz bir soydan gelme, soyluluk
NECASET
Pislik
NEDAMET
Pişmanlık
NEDENSE
Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla, her nasılsa, her ne hikmetse, her nedense
NEFASET
Nefis olma durumu
NEFTE
Keplerde bulunan, askerin hangi askerî sınıfta olduğunu belirtmeye yarayan yuvarlak işaret
NEHACET
gereksiz, gerek yok
NEHİY
Bir işin yapılmasını yasak etme, engelleme, menetme
NEKAHET
Hastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumu
NEMLİ
Nemi olan, az ıslak, rutubetli, kuru karşıtı
NEON
Atom sayısı 10, atom ağırlığı 20,2, yoğunluğu 0,7 olan, sıvı durumuna getirilmiş havadan elde edilerek ışık araçlarında kullanılan, havada pek az olarak bulunan, asal gazlar sınıfından bir element (simgesi Ne)
NET
Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen
NEVİR
Yüzün rengi, bet beniz
NEZAFET
Temizlik, paklık
NEZAHET
Temizlik, ahlak temizliği
NEZAKET
Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, naziklik
NEZARET
Bakma, gözetme, gözetim
NEZETME
Nezetmek işi veya durumu
NEŞE
Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret
NEŞET
Çıkma, ileri gelme
NN
Türk alfabesinin on yedinci sırasında yer alan ve Ne adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından genizsil diş, diş eti ünsüzünü gösterir
NOGAY
Altın Ordu devleti başbuğlarından biri olan Nogay'ın yönetimindeki Kıpçaklar
NOHUT
Baklagillerden, ana yurdu Akdeniz kıyıları olan, birleşik telek yapraklı, çiçekleri sarımtırak renkte, tanesi baklamsı bir bitki (Cicer arietinum)
NOKTA
Çok küçük boyutlarda işaret, benek
NOM
Eski Mısır'da şehir devleti
NOTA
Bir müzik sesini belirtmeye yarayan işaret
NOTER
Çeşitli belge ve işlemlere geçerlik kazandırmak ve yasanın öngördüğü diğer görevleri yerine getirmekle yükümlü, belli nitelikleri ve kendine özgü bir hukuk statüsü olan kamu görevlisi, kâtibiadil
NUH
`İnat etmek, ayak diremek` anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve `çok eski, çoktan modası geçmiş, köhnemiş` anlamındaki Nuh Nebi'den kalma deyimlerinde geçen bir söz
NUHUSET
Uğursuzluk
NÖBET
Sıra, keşik
NÖBETÇİ
Nöbet bekleyen, nöbet sırası kendisinde olan kimse
NÖRON
Sinir sisteminin uyarıyı iletmekle görevli anatomik ve işlevsel birimi
NİCELİK
Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite
NİHAYET
Son
NİKEL
Atom numarası 28, atom ağırlığı 58,71, yoğunluğu 8,9 olan, gümüş parlaklığında, demir sertliğinde, kolay işlenebilen ve kolayca tel durumuna getirilebilen bir element (simgesi Ni)
NİKELAJ
Metal bir yüzeyi nikelle kaplama işi
NİLÜFER
Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea)
NİMET
İyilik, lütuf, ihsan
NİSAP
Yeter sayı
NİTELİK
Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet
NİYABET
Naiplik
NİYET
Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat
NİYETLİ
Niyeti olan, niyet eden
NİYETÇİ
Alıştırılmış güvercin, saka kuşu, tavşan vb. hayvanlara para karşılığında niyet çektiren kimse
NİŞAN
İşaret, iz, belirti, alamet
ODACI
Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem
OFLAMAK
`Of` diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
OFSET
Kalıp izlerini önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye yarayan çift kopyalı baskı yöntemi