Kare Bulmaca Kelime Sözlüğü ve İpuçları

Gelişmiş kare bulmaca kelime sözlüğümüze hoş geldin. Veritabanımızda yer alan 14.196 adet bulmaca teriminin anlamlarını ve ipuçlarını buradan sorgulayabilirsin. İster günlük kare bulmaca çözerken takıldığın bir kelimeyi ara, ister Rastgele Kare Bulmaca oynarken zorlandığın ipuçlarını kontrol et; bu sözlük, en zorlu kelime bulmaca sorularını daha hızlı çözmen için tasarlandı.

Aranan ifade: BE

Tümü A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YEĞ
Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah
YIKI
Harabe
YILANCI
Yılan besleyen veya yılan oynatan kimse
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YOKYERE
Hiçbir gereği ve sebebi olmadan, boşu boşuna
YOM
İyi talih, iyi haber
YORTU
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
YUH
Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
YY
Türk alfabesinin yirmi sekizinci sırasında yer alan ve Ye adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, sürtünücü ön damak ünsüzünü gösterir
YÖN
Belli bir noktaya göre olan yer, taraf
YÖNELİK
Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih
YÖNERGE
Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif
YÖNSEME
Belli bir amaca veya sonuca yönelen, faaliyete dönüşmeyen etki gücü, temayül
YÖRESEL
Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal
YÖRÜK
Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı, Türkmen
YÜREKSİ
Yüreği andıran, yüreğe benzeyen, yürek gibi
YÜRÜK
Göçebe olan
YÜZBAŞI
Orduda rütbesi üsteğmenle binbaşı arasında olan subay
YÜZDE
Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik
ZABİT
Rütbesi teğmenden binbaşıya kadar olan asker
ZAHİR
Açık, belli
ZAMİR
Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik kavramları vererek varlıkların yerini tutan söz, adıl
ZARGANA
Uskumrumsugillerden, 40-60 santimetre boyunda, vücudu silindir biçiminde, gaga gibi ince, uzun, sivri ağızlı bir balık (Belone belone)
ZARSI
Zarı andıran, zara benzeyen, zar gibi, zarımsı
ZARİF
Çekicilik, biçim, görünüş, durum, konuşma ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen, zarafetli
ZATÜRRE
Ateş, öksürük ve balgamla beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığı, batar
ZE
Türk alfabesinin yirmi dokuzuncu harfinin adı, okunuşu
ZEBELLA
İri yarı kimse
ZEBRA
Tek parmaklılardan, ata benzeyen, derisi çizgili, Afrika'da yaşayan memeli hayvan (Equus zebra)
ZEKAT
Zenginlerin sahip olduğu mal ve paranın kırkta birinin dağıtılmasını öngören, İslam'ın beş şartından biri
ZEVKSİZ
Beğenilmeyen, hoşa gitmeyen
ZIBIN
Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen, ince pamukludan kısa ve kollu giysi
ZONA
Deride, sinirler boyunca, özellikle gövde, bacak ve yüzde birtakım ağrılı fiskelerle beliren, mikroplu bir hastalık
ZORBA
Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse), müstebit, mütegallibe, despot, diktatör
ZORBELA
Güçlükle
ZUHUR
Ortaya çıkma, görünme, belirme, baş gösterme, meydana çıkma
ZURNA
Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı
ZZ
Türk alfabesinin yirmi dokuzuncu sırasında yer alan ve Ze adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, diş eti sızıcısını gösterir
ZÜHUL
İş çokluğu veya dalgınlık sebebiyle yanılma, geciktirme, ihmal etme
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ
ÇAKAR
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
ÇAPUT
Eskimiş bez parçası, paçavra
ÇATKAPI
Beklenmedik bir zamanda kapıyı çalarak
ÇAV
Ses, ün, haber
ÇAĞANOZ
Kabukluların ön ayaklılar alt takımından, eti için avlanan, pavuryaya benzer küçük su hayvanı (Carcinus)