KİLSİ
Kili andıran, kile benzeyen, kil gibi
KİLTAŞI
İnce taneli kilin zamanla kat kat yığılması sonucu meydana gelen taş, şist
KİLİM
Döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın, kıl veya yün dokuma
KİLİMCİ
Kilim dokuyan veya satan kimse
KİLİS
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KİMSE
Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi
KİMYA
Maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim
KİNİN
Kınakınadan elde edilen ve sıtmanın tedavisinde kullanılan beyaz alkaloit, kinin sülfatı
KİNİŞ
Marangozlukta tahta üzerine boydan boya açılan, kesiti kare veya dikdörtgen biçiminde kanal
KİP
Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga
KİR
Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde oluşan, biriken pislik, pasak
KİRA
Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi, icar
KİRAZ
Gülgillerden, ılıman iklimlerde yetişen bir meyve ağacı (Cerasus avium)
KİRDECİ
Kirde yapan veya satan kimse
KİREÇLİ
Birleşiminde kireç olan veya kireci çok olan
KİREÇSİ
Kireci andıran, kirece benzeyen, kireç gibi, kirecimsi
KİREÇÇİ
Kireç taşından kireç elde eden veya satan kimse
KİRPİK
Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri
KİRİŞÇİ
Kiriş yapan veya satan kimse
KİST
Sporlu bitkilerde, özellikle mantarlarda, su yosunlarında görülen, bir veya birkaç hücreden oluşmuş organ
KİTAP
Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü
KİŞİLİK
Bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerinin bütünü, şahsiyet
LADEN
Ladengillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı, beyaz veya pembe çiçekli, reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki (Cistus creticus)
LADES
Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi `aklımda` veya `hatırımda` demeden ötekinden almasıyla yenik sayılması kuralına dayanan bir oyun, lades oyunu
LAHZA
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an(I)
LAHİT
Duvarları taş veya tuğladan, üstü taş bir kapakla örtülü mezar
LAKAP
Bir kimseye, bir aileye kendi adından ayrı olarak sonradan takılan, o kimsenin veya o ailenin bir özelliğinden kaynaklanan ad
LAKLAK
Leyleğin gagasıyla çıkardığı ses
LAKÇI
Laka veya vernik süren işçi
LALANGA
Yağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı
LAMA
Geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek ve boynu uzun hayvan
LAMBA
Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet
LAMBADA
Güney Amerika'da yapılan bir dans
LANGIRT
Dikdörtgen masa üzerindeki oyuncu maketleri bulunan sopaları yöneterek küçük topları belirli deliklere sokmak veya bu deliklere girmesini önlemek amacına dayanan oyun
LAP
Yumuşak ve ağır bir şey düştüğünde çıkan ses
LAPON
Laponya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse, Laponyalı
LARGO
Bir parçanın ağır ve görkemli çalınarak veya söylenerek
LASTA
Kuzey Avrupa'da kullanılan, 2000 kilograma yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi
LASTEKS
Kauçuk, ipek, pamuk veya yün karışımı bir tür yapma kumaş
LATERİT
Sıcak, nemli iklimlerde oluşan, parlak kırmızı veya kahverengiye çalan kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak
LAVAJ
Bir işlem sonrası, metal yüzeyleri su ile yıkama
LAYIK
Nitelikleri, özü, hareketleri, davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan
LAYUHTİ
Hata işlemeyen, yanlış yapmayan
LAZ
Güney Kafkasyalı bir halk veya bu halktan olan kimse
LAÇIN
Beyaz renkli bir cins şahin
LEB
`Daha söze başlanırken ne denmek istenildiğini çabucak anlamak` anlamındaki leb demeden leblebiyi anlamak deyiminde geçen bir söz
LEBBEYK
`Buyurun efendim, emredin` anlamlarında bir seslenme sözü
LEMİS
El ile dokunarak duyma, bir şeye el ile dokunma
LENS
Gözün saydam tabakasının üzerine doğrudan uygulanan, görmeyi düzeltici mercek, kontak lens
LENİNCİ
Leninciliği benimsemiş veya Lenincilik yanlısı, Leninist