ONA
O zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
ONAMA
Onamak işi, uygun bulma, tasvip
ONANMAK
Onama işine konu olmak
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek
ONATMAK
Onama işini yaptırmak
ONAYSIZ
Onaylanmamış, tasdik edilmemiş
ONLAR
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak
ONİKS
Balgam taşı
OOSİT
Büyüme evresini tamamlamış fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas)
ORNATMA
Ornatmak işi, ikame etme
ORTAM
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü
ORİGAMİ
Genellikle kare kâğıt parçalarını kesmeden ve yapıştırıcı kullanmadan sadece katlayıp çeşitli canlı ve cansız figürler oluşturularak yapılan kâğıt katlama sanatı
OSIRADA
İçinde bulunulan zamanda
OTACI
Çeşitli bitkilerle tedavi uygulayan kişiler için halk arasında hekim veya eczacı anlamında kullanılan bir unvan
OTALAMA
Otalamak işi
OTAMA
Otamak işi, tedavi
OTAMAK
Bitkinin yaprak veya köklerini vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek
OTLAMAK
Hayvan, dolaşarak yerdeki ot, çimen, yaprak vb.ni yemek, yayılmak
OVALAMA
Ovalamak işi
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılan kırıntılarla pişirilmiş çorba
OYALAMA
Oyalamak işi
OYLAMAK
Oya koymak veya oya sunmak
OYNAK
Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli
OYNAMAK
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak
OYNAYIŞ
Oynama işi
OYUNBAZ
Oynamayı seven
OĞLANCI
Kendi cinsinden kimselerle cinsel ilişkide bulunan erkek, luti, kulampara
PADALYA
Öldürüldükten sonra süs amacıyla içi doldurulmuş hayvan
PAHLAMA
Pahlamak işi
PAKLAMA
Paklamak işi
PALAMAR
Gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat
PALAMUT
Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre `Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta` adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda)
PALASKA
Askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genellikle köseleden yapılmış kayış
PALET
Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları elde tutulan levha
PAMUK
Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium)
PAMUKLU
Pamuk ipliği veya başka iplikler karıştırılarak dokunmuş (kumaş)
PAMUKÇU
Pamuk yetiştiren kimse
PANAYIR
Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar
PANFLÜT
Antik Çağ'dan beri kulllanılan, yan yana bağlanmış değişik uzunluktaki kamış, metal, kil veya ahşaptan yapılan, ince borulardan oluşan bir tür üflemeli çalgı
PANKART
Toplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın birkaç sözle gösterildiği karton veya bezden levha
PAPALIK
Papanın makamı veya görevi
PAPATYA
Birleşikgillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası sarı kömeçli, bir yıllık otsu bir bitki, yoğurt çiçeği (Matricaria chamomilla)
PAPAZ
Hristiyan din adamı, peder
PARAFİN
Katran, petrol, neft vb. maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon, alkan
PARLAMA
Parlamak işi
PASTA
İçine katılmış türlü maddelerle özel bir tat verilmiş, fırında veya başka bir yolla pişirilerek hazırlanmış bir tür hamur tatlısı
PATLAMA
Patlamak işi
PATRONA
Osmanlı Devleti'nde tümamirale yakın bir deniz subaylığı unvanı
PATİSKA
Çoğu pamuktan dokunmuş sık ve düzgün bez, hasse, hasa