SAĞ
Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı
SAĞRI
Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm
SEBİLCİ
Sokaklarda dolaşarak sebil dağıtan kimse
SEDEFÇİ
Sedef üzerinde çalışan, sedef kullanarak eşya yapan kimse, sedefkâr
SEDYE
Hasta veya yaralı taşımaya yarayan katlanabilir hasta yatağı, teskere
SEDİR
Arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen, oturmaya veya yatmaya yarayan ev eşyası, divan
SEGMENT
Bir organ, yapı veya bütünün doğal veya yapay olarak sınırlanmış her bir bölümü
SEHPA
Üstüne bir şey koymaya yarayan ayaklı destek, çatkı
SEL
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını
SELZEDE
Sel felaketine uğramış, selden zarar görmüş kimse
SEMAFOR
Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet
SEMER
At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç
SENDİKA
İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik
SENİR
İki dağ arasındaki sırt
SERAK
Dik yerlerden inen buzullarda, derin yarılmalar sebebiyle buz parçalarının koparak aşağıya düşmesi
SERENAT
Sesli olarak söylenen veya müzik aracılığıyla çalınan serbest biçimli müzik parçası
SERMAYE
Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal
SERTZAR
Beyni saran zarların en dışta ve en sert olanı
SESLİ
Sesi olan, ses çıkaran
SEVECEN
Acıyarak ve koruyarak seven, şefkatli, müşfik
SEÇAL
Kafeterya, lokanta, büyük mağaza vb. yerlerde yemeği alma, parayı kasaya ödeme gibi bazı hizmetlerin alıcı tarafından yerine getirilmesi
SIHHİ
Sağlıkla ilgili, sağlığa yarar
SIK
Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı
SIKACAK
Bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan araç
SIRADAĞ
Ortak özellikler gösteren, aralarında uzunlamasına vadilerin bulunduğu dağlar dizisi
SIRIMAK
Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı dikmek
SIRITIK
Sürekli olarak sırıtan
SIYIRGA
Harmanda sap toplamaya veya damlardan karı küremeye yarayan araç
SIZAK
Dağ sırtlarında, taş aralarından sızan su, küçük pınar
SIÇAN
Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus)
SLİP
Paçasız ve sıkıca saracak biçimde dikilmiş erkek donu
SOFRACI
Saraylarda sofrayı kurma, kaldırma, yemeği dağıtma vb. işlerle görevlendirilmiş kimse
SOFTACA
Softaya yaraşır bir biçimde
SOKRA
Güverte döşemelerinde iki ağacın uç uca gelmesiyle oluşan aralık
SOL
Vücutta kalbin bulunduğu tarafta olan, sağ karşıtı
SOLUCAN
Yuvarlak veya yassı, uzun kurtlara verilen genel ad
SOLİÇ
Futbolda, sol açıkla santrfor arasında görev yapan hücum oyuncusu
SOMYA
Şilteyi taşımaya ve ona esneklik vermeye yarayan yaylı kerevet
SONUÇTA
Sonuç olarak, binnetice
SOS
Bazı yemeklerin üzerine dökülen, domates, baharat vb. şeylerle yapılan karışım
SOSİS
Kıyılmış etin baharatla yoğurulduktan sonra ya tam ya da yarı pişirilerek hayvan bağırsağı içine doldurulmasıyla hazırlanan bir yiyecek türü
SOTE
Küçük küçük doğranmış et, ciğer, böbrek vb. şeyler yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılan yemek
SOYTARI
Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse, maskara
SPASTİK
Beyin zedelenmesi yüzünden kasları istemsiz olarak kasılan kimse
SPATULA
Ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir maddeyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek veya ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. maddelerden yapılmış araç
SPOR
Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü
STENT
Tıkanmakta olan veya açılmış damara bir daha tıkanmaması için konan araç
STERLİN
Yüz peniden oluşan İngiliz para birimi, paunt
STEYŞIN
Eşya konacak yeri aracın içine dâhil edilmiş binek otomobili
SUBASAR
Basınç uygulayarak suyu binanın üst katlarına çıkaran düzenek, hidrofor