UÇKUR
Şalvarı bele bağlamak veya torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ
UÇMAK
Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak
UĞURSUZ
Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom
VAHA
Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi
VAHAMET
Güçlük, korkulacak tehlikeli durum
VAHİM
Ağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli
VAROŞ
Kent veya kasabada kenar mahalle
VARYANT
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
VATOZ
Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata)
VAŞAK
Kedigillerden, kulakları sivri, dişleri ve tırnakları keskin, kürkünden yararlanılan, yırtıcı bir hayvan (Lynx lynx)
VEKİL
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
VERECEK
Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı
VEREV
Bir köşeden karşı köşeye doğru kesilmiş, katlanmış veya konulmuş olan
VERGİ
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
VERTİGO
Denge yitimi ve göz kararmasının eşlik ettiği geçici hareket yitimi, baş dönmesi
VIZ
Böcek uçarken veya atılan bir şey hızla geçerken çıkan ses
VOLAN
Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek
VURAÇ
Raket
VURGU
Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan
VİDEO
Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi
VİSKİ
Tahıllar malt yapılarak şekerlendirildikten ve gereği kadar mayalandıktan sonra damıtılarak elde edilen alkollü içki
VİYAK
Bebeğin ağlarken çıkardığı ses
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç
VİZİYER
Kasket siperi
YAALLAH
bir işe başlarken güç kazanmak için söylenen bir söz
YABANIL
İlkel yaşayan (kimse), yabani, vahşi
YAKİNEN
Kesin olarak, iyice
YAL
Köpek ve sığırlara yedirilmek için un ve kepekle hazırlanan yiyecek
YALITIM
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
YALPA
Rüzgâr veya dalgaların etkisiyle geminin bir sancağa, bir iskeleye yatıp kalkması
YANAY
Bir cismin düşey kesiti, profil
YANSICA
Başkasının yaptığı hareket ve davranışları anlamsız olarak tekrarlama, ekopraksi
YANÜRÜN
Bir ana ürün elde edilirken ortaya çıkan başka ürün
YARA
Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik
YARAŞ
Girişken (kimse)
YARIÇAP
Çemberin herhangi bir noktasıyla merkezini birleştiren doğru parçası, çapın yarısı, nısıf kutur
YAS
Ölüm veya bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar, matem
YASAKLI
Herhangi bir şeyi yapması kendisine yasak edilmiş olan (kimse)
YATAY
Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki
YATAĞAN
Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı
YAŞANAK
Özellikle erken veya yeni doğmuş bebeklerin, zarar verebilecek dış etkenlerden korunması amacıyla içine yerleştirildiği, belirli sıcaklığın ve nemin özel olarak oluşturulduğu, şeffaf, kapalı araç, kuvöz
YEDİGEN
Yedi kenarlı çokgen
YEKE
Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol
YEKEYEK
Teke tek
YELEK
Ceket altına giyilen kolsuz ve kısa giysi
YELEKEN
Havadar
YEMİŞEN
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
YENİRCE
Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YETKE
Otorite