İSNAT
Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme
İSOT
Kırmızı, acı biber
İSPANYA
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu
İSTOP
Ebenin topu havaya atması, diğerlerinin kaçışması ve ebe tarafından diğer oyuncuların topla vurulması biçiminde oynanan bir oyun
İSTİSNA
Bir kimse veya bir şeyi benzerlerinden ayrı tutma
İVESİ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, başı kahverengi, kirli sarı veya siyah olan, vücudu beyaz, yapağısı kaba ve karışık olan, süt verimi yüksek bir tür koyun
İYİ
İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZABE
Madenleri ergitme, sıvı durumuna getirme
İZBE
Basık, loş, nemli, kuytu (yer)
İZBELİK
İzbe yer
İZHAR
Belirtme, gösterme, açığa vurma
İZLENCE
Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program
İÇBÖLGE
Bir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
İÇGÖBEK
Çiçeklerin dişi organında yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇREK
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), bâtıni, ezoterik, dışrak karşıtı
İÇSALGI
Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin
İÇİDAR
Beklemeye dayanamayan, tez canlı, sabırsız
İĞDİŞ
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at)
İİ
Türk alfabesinin on ikinci sırasında yer alan ve İ adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, düz, dar ünlüyü gösterir
İŞAÇMAK
uğraştırıcı, gereksiz bir durumun ortaya çıkmasına sebep olmak
İŞDEĞİL
bir şeyin çok kolay olduğunu belirten bir söz
İŞERİ
Elinden iyi iş gelen, becerikli kimse
İŞETMEK
aldatmak, birine beklemediği bir davranışta bulunarak onu zarara sokmak
İŞKEMBE
Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü
İŞOLA
yaptığı iş beğenilmediğinde `sanki iş görmüş gibi` anlamında kullanılan bir söz
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi
İŞYOK
`o şeyden yarar beklememeli` anlamında kullanılan bir söz
ŞAFAK
Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık
ŞAHİNCİ
Padişahların av şahinlerini üretip besleyen kişi
ŞAMAN
Şamanlıkta büyü yapan, gelecekten haber verdiğine, ruhlarla ilişki kurarak hastalıkları iyileştirdiğine inanılan kimse, kam
ŞAMAR
Açık elle yüze vurulan tokat, beşkardeş
ŞAPTAŞI
Kızıldeniz'den çıkarılan, beyaza çalan renkte, pek çok dalı olan mercan türü
ŞAYİ
Yaygın, yayılmış (söz veya haber)
ŞAYİA
Yayılmış haber, yaygın söylenti, duyultu
ŞAİBE
Art düşünce
ŞAİBELİ
Şaibesi olan
ŞAŞIRTI
Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum, sürpriz
ŞE
Türk alfabesinin yirmi üçüncü harfinin adı, okunuşu
ŞEBABET
Gençlik
ŞEBEK
Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde sürüler hâlinde yaşayan, değişik renklerde olan, uzun veya kısa kuyruklu türleri bulunan maymun
ŞEBEKÇİ
Şebek oynatan kimse
ŞEFTALİ
Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç (Prunus persica)
ŞEKER
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
ŞEN
Yaşamaktan mutlu olduğunu davranışlarıyla belli eden, sevinçli, neşeli
ŞEY
Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz
ŞEZLONG
Üzerine uzanılabilecek biçimde ayarlanan, döşeme yerine bez gerilen bir tür taşınabilir koltuk
ŞINAV
Yüzüstü yere uzanılıp eller omuz açıklığında yere dayalı bir biçimde, ayak parmakları üzerinde, bel ve dizler bükülmeden dirseklerin yukarı aşağı doğru indirilip kaldırılmasıyla yapılan bir beden hareketi
ŞUH
Neşeli ve serbest (kadın)