HUKUK
Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze
HUMBARA
Demir veya tunçtan dökülmüş, yuvarlak ve boş olan içine patlayıcı maddeler doldurulup havan topu veya el ile atılan, yuvarlak bir bomba türü, kumbara
HUMUSLU
İçinde humus bulunan
HURRA
Genellikle Batılı uluslarda hep bir ağızdan `yaşa` anlamlı destek vermek amacıyla kullanılan bir söz
HUTBE
Cuma ve bayram namazlarında minberde okunan dua ve verilen öğüt
HUŞ
Gürgengillerden, kerestelik bir ağaç cinsi (Betula)
HÜLLE
Medeni Kanun'un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi
HÜRYA
Hep birden, cümbür cemaat
HÜSEYNİ
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam
HÜZME
Işık değneği
HÜZÜN
Gönül üzgünlüğü, gam, keder, sıkıntı
HİCAZ
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam
HİDATİT
Birçok memelinin ve insanın karaciğerinde gelişen ekinokok tenyasının larvası
HİDRA
Hidralar takımından, 1 santimetre uzunluğundaki, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan tatlı su hayvanı (Hydra)
HİDİV
Osmanlı Devleti'nde Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan sonra Mısır valilerine verilen unvan
HİLAL
Ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi, ayça, yeni ay
HİNDİ
Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo)
HİNDİBA
Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki, güneğik, karakavuk (Cichorium endivia)
HİPOFİZ
Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ
HİPPİ
Toplumsal düzene, tüketime ve şiddete karşı çıkan, derbederce yaşayan, örgütlenmemiş gençler topluluğu
HİSAR
Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen
HİSSELİ
İçinde birkaç kişinin payı olan, paydaşlı, paylı
HİTİT
MÖ XX-XII. yüzyıllar arasında Anadolu'da, XII-VIII. yüzyıllar arasında Hatay ve Kuzey Suriye'de devletler kurmuş olan eski bir ulus, Eti
HİZAN
Bitlis iline bağlı ilçelerden biri
HİZİPÇİ
Hizip oluşturan veya bir hizip içinde yer alan kimse, klikçi
HİÇ
Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz
HİÇDE
kesinlikle, katiyen
IH
Deveyi çöktürmek için çıkarılan ses
IHLAMUR
Ihlamurgillerden, kerestesi beğenilen, büyük bir gölge ağacı (Tilia)
IHMAK
Deve çöküp oturmak
IKINMAK
Herhangi bir nedenle soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak
ILGAZ
Çankırı iline bağlı ilçelerden biri
ILGIN
Ilgıngillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi (Tamarix)
ILTAR
Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir
IRAKSAK
Birbirinden gittikçe uzaklaşan (ışınlar, çizgiler)
IRMAK
Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir
ISFAHAN
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesindeki makamlardan biri
ISIRGAN
Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırıldığında karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan bir ot (Urtica)
ISKARTA
Bazı iskambil oyunlarında kullanılması gerekmediğinden bir yana bırakılan kâğıtlar
ISPANAK
Ispanakgillerden, yapraklarından sebze olarak yararlanılan bir bitki (Spinacia oleracea)
ISPARTA
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
ISPAVLİ
Gemilerde kullanılan bir tür kalın sicim
ISRAR
Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma
ISRARCI
Israr eden
ISSIZCA
Issız bir biçimde
IZDIRAP
Acı, üzüntü, sıkıntı, keder
IĞDIR
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
IĞDIRLI
Iğdır ilinden olan kimse
IŞILDAK
Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör
IŞIN
Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua