ÇEKEMEZ
Kıskanç kimse
ÇEKER
Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı
ÇEKEREK
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri
ÇEKTİRİ
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme
ÇEKİŞLİ
Çekme gücünü ön veya arka tekerleklerden alan (araç)
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
ÇENTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak
ÇERÇEVE
Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık
ÇERİ
Asker
ÇETELE
Çizilerek veya oyularak açılan kertik
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar
ÇIBAN
Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma
ÇIKARCI
Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan (kimse), çıkarsever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek
ÇOBAN
Koyun ve keçi sürülerini otlatan kimse
ÇOCUK
Küçük yaştaki erkek veya kız
ÇOKEŞLİ
Aynı zamanda birçok kadınla evli olan (erkek) veya birçok erkekle evli olan (kadın), poligam
ÇOPUR
Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı
ÇOĞUKEZ
Genellikle
ÇUVAL
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba
ÇÖKEK
Çukur yer
ÇÖKELEK
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak
ÇÖKELME
Çökelmek işi, teressüp
ÇÖKELTİ
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup
ÇÜK
Erkeklik organı
ÇİLEKEŞ
Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş (kimse)
ÇİM
Buğdaygillerden, bahçelerin, yol kenarlarının ve parkların yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki (Lolium)
ÇİMEN
Kendiliğinden yetişmiş çim
ÇİMENTO
Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz
ÇİS
Bazı bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir cisim durumuna gelen bir tür şekerli öz su
ÇİY
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale
ÇİZECEK
Ağacı çizmeye yarayan, çember kesitli, ucu sivri ve ağaç saplı el aracı
ÇİZGİİM
Malın değişik özelliklerini ve fiyatını belirten, elektronik aygıtların okuyabileceği biçimde düzenlenmiş etiket, barkod
ÖDAĞACI
Dulaptal otugillerden, tropik bölgelerde yetişen, dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren, odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç, öd (II) (Aquilaria agallocha)
ÖFKESİZ
Öfkelenmeyen
ÖGE
Bir bütünü oluşturan, bütünden ayrıştırıldığında da kendi başına anlam taşıyan parça, unsur
ÖHÖ
Bir kimsenin kendi varlığını belli etmek, söylenen bir şey üzerine dikkat çekmek, birine takılmak vb. amaçlarla öksürür gibi yaparak çıkardığı ses
ÖKE
Deha sahibi kimse, dâhi
ÖLÇÜT
Bir yargıya varmak veya değer vermek için başvurulan ilke, kıstas, mısdak, kriter
ÖLÜNMEK
Kendini feda etmek
ÖNCEDEN
Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce
ÖNCEL
Bir görevde, meslekte kendinden önce yerini tutmuş olan kimse, selef, ardıl karşıtı
ÖNDOĞRU
Bir bilimin kuruluşunda temel görevi görmekle birlikte belikten daha az olma ve tanımlanmayan ilkel gerçek, konut (II), koyut, postulat
ÖNKAYIT
Kesin kabul ve kayıt işlemlerinden önce aday başvurularının kabulü
ÖNLÜK
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü, iş önlüğü
ÖNSES
Kelimenin oluşturan seslerden ilki
ÖNTEKER
Araçların ön düzeninde yer alan tekerlek
ÖNVURGU
Yer adlarında, zarf, bağlaç ve ünlem olarak kullanılan bazı kelimelerde, ilk hecede bulunan vurgu: A'nkara, Ka'yseri, a'nsızın gibi