KEREM
Soyluluk, ululuk, büyüklük, asalet
KOMODİN
Karyolanın yanı başına konulan üstü masa biçimindeki küçük dolap, komot
KOMİSER
Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur
KURMACA
Olmadığı hâlde varmış gibi tasarlanmış, kurgulanmış
KURUL
Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble
KUVER
Lokantalarda yemeklerin servisinden önce masaya serilen örtü
KÖMÜR
Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt
KİMYEVİ
Kimyasal
KİR
Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde oluşan, biriken pislik, pasak
LANGIRT
Dikdörtgen masa üzerindeki oyuncu maketleri bulunan sopaları yöneterek küçük topları belirli deliklere sokmak veya bu deliklere girmesini önlemek amacına dayanan oyun
LEGAL
Yasal
MAFYA
Yasa dışı işlerle uğraşan, zor kullanarak birtakım gizli çıkarlar sağlayan örgüt
MAHALLE
Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biri
MASA
Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya
MASACIK
Küçük masa
MASAJ
Vücut yüzeyinde el, elektrik, su aracılığıyla çeşitli işlemler yapma biçiminde, iyileştirme ve bakım yöntemi
MASAJCI
Sağlık veya tedavi amacıyla masaj yapan kimse, masör
MASAL
Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî tür
MASALSI
Masalı andıran, masala benzeyen, masal gibi, masalımsı
MASARİF
Giderler, masraflar
MASAT
Bıçak bilemeye yarayan çelikten, çubuk biçiminde araç
MASÖZ
Bayan masajcı
MAVİKÜF
Özellikle tütün fidelerinde üreyerek yaprak hastalığına yol açan asalak mantar
MEHLE
Kasaplık hayvanların omuz başından çıkan külbastılık veya pastırmalık yumuşak et
MELAMİN
Mutfak eşyası yapımında, kâğıt ve dokuma sanayisinde kullanılan yapay reçinelerin üretiminde yer alan kimyasal bir madde
MEMNU
Yasak
MEN
Yasaklama
MERHALE
Derece, basamak, aşama, evre
METALSİ
Metallerin fiziksel özelliklerini, metal olmayan ögelerin ise kimyasal özelliklerini taşıyan element, madensi, metaloit
MEVZUAT
Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü
MEŞRU
Yasal
MUSİKAR
Gagasındaki deliklerden rüzgâr estikçe türlü sesler çıktığına inanılan bir masal kuşu
MÜRİT
Bir tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse
MİKOZ
Mantar asalaklarından oluşan hastalık
MİLDİYU
En çok bağlarda görülen, peronospora cinsinden, emeçlerini bitkilerin yapraklarına salarak yaşayan asalak bir mantarın oluşturduğu hastalık
MİNERAL
Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde
MİYAR
Değerli madenlerde yasanın istediği ağırlık, saflık ve değer derecesini gösteren ölçü
NADASLI
Nadasa bırakılmış
NAKDI
Parasal
NEHİY
Bir işin yapılmasını yasak etme, engelleme, menetme
NEON
Atom sayısı 10, atom ağırlığı 20,2, yoğunluğu 0,7 olan, sıvı durumuna getirilmiş havadan elde edilerek ışık araçlarında kullanılan, havada pek az olarak bulunan, asal gazlar sınıfından bir element (simgesi Ne)
NOTER
Çeşitli belge ve işlemlere geçerlik kazandırmak ve yasanın öngördüğü diğer görevleri yerine getirmekle yükümlü, belli nitelikleri ve kendine özgü bir hukuk statüsü olan kamu görevlisi, kâtibiadil
NİKAH
Bir erkekle bir kadının evlilik birliği kurmasını sağlayacak yasal işlem, evlilik akdi
ODEON
Eski Yunan'da müzisyenlerin konser verdiği basamaklı yer
ONLAR
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak
ORTEZ
Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç
OTLAKÇI
Asalak
OTOKRAT
Siyasal kudreti elinde bulunduran (hükümdar)
OTORİTE
Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü, yetke, sulta, velayet
PALASKA
Askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genellikle köseleden yapılmış kayış