SÜKUN
Sükûnet
SÜKUNET
Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik, sessizlik
SÜNNİ
Sünnet ehlinden olan kimse
TANRICI
Evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir Tanrı'nın varlığına inanan, teist
TC
Teknetyum elementinin simgesi
TEVDİAT
Banka vb. yerlere para, senet yatırma
TORNET
Bilyeli tekerlekler ve küçük bir sandıktan oluşan basit taşıma aracı
TRÖST
Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların hisse senetlerinin, bir denetim teşkilatına teslim edilmesi ve yönetimin bir teşkilatı yöneten gruba aktarılmasıyla oluşan, tekelci sermayedarlığa dayanan ortaklıklar birliği
TUBA
Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dalları aşağıda büyük bir ağaç
UYRUKLU
Bir devletin yönetimi altında olan
UĞURSUZ
Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom
VAGONET
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon
VEDİA
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet
VERGİ
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
VİZONET
Taklit vizon
YABGU
Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinde kağandan sonra gelen en üst düzeydeki yöneticinin unvanı
YANETKİ
Tedavi için uygulanan ilacın kişide kullanım amacı dışında sebep olduğu olumsuz etki, yan tesir
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YÖNETME
Yönetmek işi
YÖNETİM
Yönetme işi, çekip çevirme, idare
YÖNETİŞ
Yönetme işi
ZEHAP
Sanma, sanı, zannetme
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse
ÇENET
Açıldığında tohumların ortaya çıktığı kabuk
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan
ÇEŞNİCİ
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse
ÖNDER
Gücü, ünü ve toplumsal yeri dolayısıyla, belli zaman ve durumlar içinde, ilişkili bulunduğu küme veya toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini değiştirip yönetme yeteneğini gösteren kimse, lider, şef, alemdar
ÖZERK
Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom
ÖZİŞLER
Endüstride, yönetimde ve bilimsel işlerde insan aracılığı olmadan işlerin otomatik olarak yapılması, öz devim, otomasyon
İDARE
Yönetme, yönetim, çekip çevirme
İDARECİ
Yönetici
İDARELİ
İdare etmesini bilen, iyi yöneten
İDARİ
Yönetimsel
İHTİLAL
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim
İL
Ülkenin vali yönetimindeki bölümü, vilayet
İLENMEK
Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek, lanet etmek
İNAM
Emanet, vedia
İSHAL
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı
ŞEF
Yetki ve sorumluluğu olan, yöneten kimse
ŞEHİR
Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site