BİÇİM
Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl
CAN
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık
CÜBBECİ
Cübbe yapan ve satan kimse
CİĞERCİ
Kesilen hayvanların ciğer, baş, ayak, işkembe vb. parçalarını satan kimse, sakatatçı
DAYANMA
Dayanmak işi, metanet
DEMO
Tanıtım gösterisi
DENGECİ
Denge ögesini ön planda tutan
DESTANİ
Destansı
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş
DIŞKAPI
Binayı sokaktan ayıran giriş kapısı
DOKUZLU
Dokuz parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dokuz tane bulunan
DOLMACI
Dolma yapan veya satan kimse
DOSTANE
Dostça
DUACI
Tanrı'ya yalvaran kimse
DUTÇU
Dut yetiştiren veya satan kimse
DÖNERCİ
Döner yapıp satan kimse
DÜDÜKÇÜ
Düdük yapan veya satan kimse
DÜNİT
Temel maddesi olivin olan iri taneli kayaç
DÜZEY
Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye
DÜZFLÜT
Plastik veya ağaçtan yapılan, baş, gövde ve kuyruk bölümlerinden oluşan bir tür üflemeli çalgı, blok flüt
DİDON
Halkın İstanbul'daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad, didona
DİN
Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet
DİNAR
Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün kullanılan para birimi
DİSFAZİ
Sinir merkezlerindeki bir bozukluktan dolayı konuşma bozukluğu veya güçlüğü
DİYALEL
Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm, üstü örtülü bir tür kısır döngü
DİYALİZ
Vücut sıvılarındaki istenmeyen maddelerin yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması temeline dayanan bir çözümleme veya arıtma yöntemi
DİYORİT
Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı
EDEPSİZ
Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)
EDİ
Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz
EGZOZCU
Egzozu yapan, satan veya onaran kimse
EKGÜN
Bankacılıkta borç senetlerinin, bankalara ödenmesi için vade tarihinden başlayarak tanınan iki gün, opsiyon
EKMEKÇİ
Ekmek yapan veya satan kimse
ELA
Gözde sarıya çalan kestane rengi
ELDİVEN
Dış etkilerden korumak için ele giyilen kumaş, deri veya kauçuktan yapılan el giysisi
ELEJİ
İçli, acıklı yakarışları, yakınmaları ve melankolik duyguları anlatan şiir
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç
ELLİLİK
İçinde elli tane bulunan
ELÇEK
Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir eldiven türü
EMİNÖNÜ
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
EPOPE
Destan
EPİK
Destansı
ERCİK
Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı
ESASTAN
Aslına dayalı olarak
ESENLER
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
ESLEK
Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti
ESNEK
Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki
ESRARCI
Esrar yapan, satan veya esrar çeken kimse
ETUNU
Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün
EYÜP
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
EZBERCİ
Dersini veya herhangi bir konuyu anlamadan kelime kelime belleğinde tutan kimse