BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı
CAMEKAN
Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme veya yer, sergen, vitrin
CAMİ
Müslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer
CEP
Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça
CER
Çekme, sürükleyerek götürme
CONTA
Geçirmezliği sağlamak için sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilen, genellikle kauçuk ve kurşundan yapılan ince parça
CUK
`Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak` anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma
DAMALTI
Barınılacak, sığınılacak yer
DARAŞ
Dar, kasvetli (yer)
DAĞ
Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü
DAĞKÖYÜ
Dağlık yerlerde kurulmuş yerleşim yeri
DD
Türk alfabesinin beşinci sırasında yer alan ve De adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, patlayıcı diş eti ünsüzünü gösterir
DEK
Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin
DEKOR
Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü
DENKLEM
İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele
DENİZ
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi
DENİZLİ
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
DEPLASE
`Yerini değiştirmek` anlamındaki deplase etmek, `yeri değişmek.` anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
DIŞAĞ
Yerel ağlarla birbirine bağlı birçok bilgisayarın genel ağı kullanarak birbirleriyle iletişim kurduğu bilgi iletişim ağı
DOLAK
Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası
DOLAY
Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar
DOLU
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
DOMALAN
Asklı mantarlardan, toprak içinde yumru biçiminde yetişen, yenilebilen bir bitki, yer mantarı, keme, karakeme (Tuber melanosporum)
DORUK
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika
DOYURAN
Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde)
DULDA
Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer
DURAĞAN
Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit
DUY
Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer
DÖNEMEÇ
Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj
DÖRTYOL
Dört yönden gelen yolların birleştiği yer
DÜBEL
Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva
DÜDEN
Kireçli bölgelerde kirecin erimesi veya yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam
DÜŞEY
Yer çekimi doğrultusunda olan, şakuli
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
DİKSE
Ağaçsız yerlerde, kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç
DİKTE
Bir başkasına o anda söyleyerek yazdırma, yazdırım
DİNEK
Dinlenmek için durulan yer
DİNGO
`Girenin çıkanın belli olmadığı yer` anlamındaki Dingo'nun ahırı sözünde geçer
DİYAFON
İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç
DİZ
Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer
DİZİN
Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist
EE
Türk alfabesinin altıncı sırasında yer alan ve E adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir
EKLEM
Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal
EKVATOR
Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı
EKİNLİK
Ekin ekilmiş yer