SALLAMA
Sallamak işi
SALNAME
Yıllık
SALON
Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda
SALSA
Bir tür Güney Amerika dansı
SALİM
Esen, sağlam
SAM
Sam yeli
SAMAN
Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları
SAMANLI
Samanı olan
SAMBA
Bir çeşit Brezilya dansı
SAMBACI
Samba yapan kimse
SAMSA
Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı
SAMURAY
Japon derebeyinin hizmetindeki savaşçı
SAMUT
Susan, suskun
SAMYELİ
Çölden esen sıcak rüzgâr, sam (I)
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu
SANA
Sen zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
SANAT
Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık
SANATÇI
Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist
SANRI
Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon
SANÇMAK
Saplamak, batırmak
SAPARNA
Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan, zambakgillerden, yeşilimsi çiçekli, dikenli ve tırmanıcı, çok yıllık bir bitki (Smilax)
SAPTAMA
Saptamak işi, tespit
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi
SARIÇAM
Çamgillerden, genellikle Akdeniz Bölgesi'nde yetişen bodur, iğne yapraklı bir tür çam (Pinus sylvestris)
SARKMAK
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
SARSMAK
Birdenbire ve güçle kımıldatmak, sallamak, oynatmak, titretmek
SARİG
Amerika'da yaşayan, genellikle yavrularını sırtında taşıyan keseli hayvanlardan bir tür sıçan (Didelphys dorsigera)
SAVAN
Pamuk ipliğinden yapılan kalınca kilim
SAVAŞIM
Herhangi bir amaca erişmek, bir güce karşı koyabilmek amacıyla bir kişi veya grubun sürekli çabası, mücadele
SAVCA
İddianame
SAVLAMA
Savlamak işi
SAVSAMA
Savsaklama, ihmal
SAYLAMA
Saylamak işi
SAZ
Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa
SAZAN
Sazangillerden, Avrupa, Asya ve Amerika'nın tatlı sularında yaşayan, sırt yüzgeci uzun, eti beğenilen kılçıklı bir balık (Cyprinus carpio)
SECCADE
Bir kişinin üzerinde namaz kılabileceği büyüklükte, halı, kilim, post veya kumaştan yaygı, namazlık
SECDE
Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum
SEGAH
Klasik Türk müziğinde si perdesi ve bu perdedeki makam
SEHER
Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı, seher vakti
SEK
İçine su, başka bir içki veya bir sıvı karıştırılmamış (içki)
SEKİ
Oturmak için evlerin önüne taş ve çamurdan yapılan set
SELAM
Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba
SELAMET
Esen olma durumu, esenlik
SELOFAN
Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka
SELZEDE
Sel felaketine uğramış, selden zarar görmüş kimse
SEMİNER
Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı
SENEK
Çam ağacından yapılmış su testisi
SENETLİ
Senedi olan, senetle sağlamlaştırılmış olan
SENKRON
Eş zaman, asenkron karşıtı
SENİT
Hamur tahtası