KOMUT
Askerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, emir
KOMÜN
Beraber çalışıp geliri paylaşmak üzere bir araya gelen topluluk
KOMİ
Otel, pansiyon vb. yerlerde çalışan hizmetli
KOMİSER
Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur
KOMŞU
Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad
KONALGA
Göçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri
KONFETİ
Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları
KONSOME
Et suyu ile kemiklerin birlikte kaynatılmasından ve yağının alınmasından sonraki durumu
KONUK
Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman
KONYALI
Konya ilinden olan kimse
KONÇİNA
İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları
KOPUZ
Ozanların çaldığı telli Türk sazı
KOPÇA
Bir giysinin iki yanını bitiştirmeye yarayan ve metal bir halka ile bir çengelden oluşan araç, agraf
KORAL
Koro için yazılmış dinî ezgi
KORNA
Motorlu taşıtlarda, bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru, klakson
KORONER
Kalbi taç şeklinde kuşatıp besleyen (damarlar)
KORİDOR
Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit, geçenek
KOSTAK
Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı
KOTA
Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste
KOVALIK
Sazlık yer
KOVUCUK
Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik, adese
KOZAK
Kozalak
KOZALAK
Koza
KOÇ
Zodyak üzerinde Balık ile Boğa arasında bulunan takımyıldızın adı, Hamel
KOÇBAŞI
XV. yüzyılın sonuna kadar kullanılan, kuşatılan bir şehrin veya kalenin sur ve kapılarını yıkmaya yarayan, ön tarafı koçun başına benzeyen ağır direk
KOŞALTI
İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama
KOŞAÇ
Ad cümlelerinde özne ile yüklemi birleştiren, yükleme güçlü ihtimal, olumluluk, olumsuzluk, süreklilik, kesinlik kavramları veren -dır / -dir eki veya değil kelimesi
KOŞMACA
Birbirini kovalayarak oynanan bir çocuk oyunu
KOŞUT
Paralel
KRAL
En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse
KRALLIK
Kral olma durumu, kraliyet
KRALİÇE
Kral karısı veya krallığı yöneten kadın, ece
KRAMPON
Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık
KRANK
Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil
KRAÇA
İstavrit balığının küçüğü
KREMA
Bir tür yumurtalı süt tatlısı
KREMALI
Kreması olan
KRETASE
Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi
KRUVAZE
Ön parçaları birbiri üzerine gelecek biçimde yapılan (ceket, yelek)
KRİKET
On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun
KRİKO
Ağır bir yükün kaldırılmasını veya alt tarafında yapılacak bir çalışmada otomobil vb. taşıtların yerden yükseltilmesini sağlayan alet, kaldırıcı
KRİSTAL
Billur
KUANTUM
Bir dalganın olası değerlerinin alt değer kümelerinden biri
KUBUR
Tuvalet deliğinden lağıma inen boru
KUDUZ
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
KULA
Gövdenin sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu
KULUN
Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu
KULUNUZ
alçak gönüllülük göstermiş olmak için ben zamiri yerine kullanılan bir söz
KULÜP
Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer
KUM
Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler