NADAS
Tarlayı sürüp herhangi bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma
NADİR
Seyrek, az bulunur
NADİRAT
Seyrek, az görülen, az bulunan şeyler veya durumlar
NADİREN
Seyrek
NAHOŞ
Hoş olmayan, hoşa gitmeyen, kötü, çirkin
NAKARAT
Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça, kavuştak
NAKIŞ
Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme, el işi, ince iş
NAKİP
Bir kavmin, kabilenin başkanı veya onun vekili
NALAN
İnleyici, inleyen
NALEKAR
İnleyen, iniltili
NANE
Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, güzel kokulu, yaprakları baharat olarak kullanılan, çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Mentha piperita)
NARTEKS
Bizans kiliselerinde sahndan sütunlarla veya duvarla ayrılan bölüm
NARİNCE
Tokat ve Amasya yöresinde şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
NASILSA
Herhangi bir sebeple veya bilinmeyen bir sebeple
NASİP
Birinin payına düşen şey
NATUK
Düzgün, güzel ve kolaylıkla söz söyleyen
NAZAR
Belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, göz
NAZLI
Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı
NAİF
Saf, deneyimsiz
NAİP
Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse
NEALA
`Ne iyi, diyecek bir şey yok` anlamlarında kullanılan bir söz
NEDEMEK
`öyle şey olur mu, o nasıl şey, yakışık alır mı?` anlamında kullanılan bir söz
NEDENSE
Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla, her nasılsa, her ne hikmetse, her nedense
NEFAYDA
iş işten geçtikten sonra alınan boş önlemler için `neye yarar` anlamında kullanılan bir söz
NEFTE
Keplerde bulunan, askerin hangi askerî sınıfta olduğunu belirtmeye yarayan yuvarlak işaret
NEGAM
üzülmeye gerek yok
NEKRE
Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen, güldürücü hikâye anlatan (kimse), nükteci
NEKTAR
Meyvenin özü
NERİTİK
Kıyı şeridinde deniz kabukları, kum, çakıl vb. şeylerle oluşan yığınakla ilgili
NESNE
Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje
NEY
Klasik Türk müziğinde ve özellikle tekke müziğinde yer alan, kaval biçiminde, yanık sesli, kamıştan yapılmış, üflemeli bir çalgı
NEYAZAR
`hükmü olur mu? değeri var mı?` anlamında kullanılan bir söz
NEYSE
`Önemi yok, olan oldu` anlamında kullanılan bir söz
NEYSEKİ
neyse
NEYSENE
bir yere, bir dereceye kadar
NEYÇE
Küçük ney
NEYÜZLE
hiç utanmadan, sıkılmadan
NEZETME
Nezetmek işi veya durumu
NEİSE
neyse
NEŞESİZ
Neşesi olmayan, keyifsiz
NISFİYE
Bir tür kısa ney
NODUL
Hayvanın yürüyüşünü hızlandırmak için üvendirenin veya kısa bir sopanın ucuna çakılmış sivri demir çivi
NOHUTSU
Nohudu andıran, nohuda benzeyen, nohut gibi
NOKRA
Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık
NOT
Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı
NOTA
Bir müzik sesini belirtmeye yarayan işaret
NUH
`İnat etmek, ayak diremek` anlamındaki Nuh deyip peygamber dememek ve `çok eski, çoktan modası geçmiş, köhnemiş` anlamındaki Nuh Nebi'den kalma deyimlerinde geçen bir söz
NÖBETÇİ
Nöbet bekleyen, nöbet sırası kendisinde olan kimse
NÖTRLÜK
Nötr bir cismin veya ortamın durumu, niteliği
NÜKTECİ
Nükte söyleyen