İMLEK
Bir kurum veya kuruluşun kendine seçtiği, bazı ticaret eşyası üzerine konulan, o eşyayı üreten veya satanı tanıtan resim, harf vb. özel işaret, logo
İMLEÇ
Fiziksel bir olayı kendiliğinden tespit edip çizen araç, kaydedici
İMRENCE
Herkesçe imrenilen şey veya kimse
İMROZ
Vücudu beyaz, baş ve ayaklarda siyah lekeler bulunan, küçük cüsseli, uzun ve ince kuyruklu, kaba karışık ve uzun yapağılı, Gökçeada ve kısmen Çanakkale ilinde yetiştirilen bir tür koyun
İNAL
Kendisine inanılan kimse
İNCESAZ
Türk müziğinde keman, ney, tambur, kemençe, ut, kanun, daire vb. çalgılardan ve okuyuculardan oluşan, fasıl yapan topluluk
İNDİ
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan
İNHİSAR
Tekel
İNLEMEK
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek
İNSÜLİN
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
İNTİHAR
Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi
İPLİK
Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri
İPTİDAİ
İlkel
İPÇİK
Bitkilerin erkek organlarında başçığı çiçeğe bağlayan ince sap
İS
Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke
İSA
`İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi` anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz
İSKELET
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih
İSKEMLE
Arkalıksız sandalye
İSTEMLİ
Yapılıp yapılmaması insanın kendi isteğine bağlı olan
İSTİNAF
Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bir üst mahkemeye götürme
İSTİNGA
Yelkenleri toplamak için kullanılan halat
İTEĞİ
Un elerken dökülmemesi için yere serilen örtü
İTHALAT
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
İVRİNDİ
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
İYE
Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği gibi kullanabilen kimse, sahip
İZCİLİK
İzci olma durumu, keşşaflık
İZLEK
Keçi yolu, patika
İZİNSİZ
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
İÇBÜKEY
Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan, obruk, mukaar, konkav
İÇCEP
Palto, pardösü, ceket gibi giysilerin iki ön parçasına açılan cep
İÇETMEK
eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek
İÇKAVUZ
Buğdaygil çiçeğinin erkek ve dişi organlarını içerisinde tutan ve başakçık eksenine aşağıdan ve dış taraftan bağlanmış olan kavuz
İÇPAZAR
Ülke içinde yapılan satış
İÇSAVAŞ
Bir ülke içinde çıkan savaş, iç harp, dâhilî harp
İÇSES
Kelimenin ön sesle son sesi arasında kalan ses veya sesler
İÇTİMA
Askerlerin silahlı ve donatılmış olarak toplanmaları
İÇYÜZ
Herkesçe bilinmeyen, anlaşılmayan ve görünenden büsbütün başka olan neden veya nitelik, mahiyet, zamir (II), künh
İĞDİŞ
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at)
İĞNECİK
Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı
İŞALMAK
yapılması kesinleşen bir işi üstlenmek, taahhüt altına girmek
İŞGÜZAR
Gereği yokken, genellikle kendini göstermek için işe karışan (kimse)
İŞKEMBE
Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü
İŞKENCE
Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet
İŞLEK
Çok işleyen, canlı, hareketli
İŞLEKEK
Kelime türetmede sık kullanılan yapım eki
ŞAFT
Bir makinenin dönme hareketini öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler veya pervane bağlanan demir mil
ŞAHESER
Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser, başyapıt, başeser
ŞAHTERE
Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)
ŞAKAK
Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge
ŞANTUNG
Genellikle yazlık giyim eşyası yapılan, üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan, ham ipekle dokunmuş kumaş