IRZEHLİ
Namuslu, iffetli, temiz (kimse)
ISFAHAN
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesindeki makamlardan biri
ISI
Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji
ISIALAN
Oluşumu sırasında ısı alan (birleşme, tepkime), endotermik
ISIRGAN
Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırıldığında karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan bir ot (Urtica)
ISIRGIN
İsilik
ISIRICI
Isırma özelliği olan
ISIRMAK
Dişleri arasına alıp sıkmak
ISIRTMA
Isırtmak işi
ISITICI
Bir nesnenin, genellikle bir akışkanın sıcaklığını, kullanmadan önce arttırmaya yarayan alet
ISITMAK
Sıcak duruma getirmek
ISKARTA
Bazı iskambil oyunlarında kullanılması gerekmediğinden bir yana bırakılan kâğıtlar
ISLAH
Düzeltme, iyileştirme
ISLIK
Dudakların büzülerek veya parmağın dil üzerine getirilmesiyle çıkarılan ince ve tiz ses
ISPANAK
Ispanakgillerden, yapraklarından sebze olarak yararlanılan bir bitki (Spinacia oleracea)
ISPARTA
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
ISPAVLİ
Gemilerde kullanılan bir tür kalın sicim
ISRAR
Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma
ISSIZCA
Issız bir biçimde
ISTAKOZ
Istakozlardan, suda yaşayan, birinci ayak çifti güçlü iki kıskaç durumunda gelişmiş bulunan, beyaz eti için avlanan iri bir böcek (Homarus vulgaris)
ISTAMPA
Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim
ISTIRAP
343 ızdırap
ISTIRAR
343 ıztırar
ITTIRAT
Birbirini izleme, birbiri arkasından gelme, düzenli sıralanma
IZDIRAP
Acı, üzüntü, sıkıntı, keder
IZGIN
Tohumlarından yağ çıkarılan bir bitki (Eruca cappadocica)
IZTIRAR
Zorunluluk
IĞDIR
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
IĞDIRLI
Iğdır ilinden olan kimse
IĞRIP
Bir tür balık ağı, ırıp
IŞILDAK
Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör
IŞIN
Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua
IŞKIN
Kayalık yerlerde ve dağlarda yetişen, yenilebilir bir tür ot
IŞTIR
Pancargillerden, 30-70 santimetre yüksekliğinde, yapraklı dalları pişirilerek yenen bir yıllık otsu bitki, yaban pazısı (Chenopodium urbicum)
JARSE
Esnek dokunmuş ipekli veya yünlü bir kumaş
JEL
Tedavi amacıyla kullanılan jöle yapısında bir krem türü
JELATİN
Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde
JJ
Türk alfabesinin on üçüncü sırasında yer alan ve Je adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından sızıcı tonlu diş eti ünsüzünü gösterir
JOKEY
Yarış atlarına binen, yetenekleri bu amaca göre geliştirilmiş kimse
JUL
Bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda 1 metre değiştiren iş birimi
JÜT
Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bangladeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki (Corchorus capsularis)
JİG
Bir Orta Çağ çalgısı
JİKLE
Motorlu taşıtların yüksek devirde çalışması için fazla benzin akışını sağlayan alet
KABADÜZ
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
KABAHAT
Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet
KABAK
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita)
KABAKÇI
Kabak yetiştiren veya satan kimse
KABALAK
Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü
KABATAŞ
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
KABLO
Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir madde ile sarılı bulunan metal tel