YAŞANAK
Özellikle erken veya yeni doğmuş bebeklerin, zarar verebilecek dış etkenlerden korunması amacıyla içine yerleştirildiği, belirli sıcaklığın ve nemin özel olarak oluşturulduğu, şeffaf, kapalı araç, kuvöz
YEDİLER
Yedi kişilik evliya topluluğu
YEDİLİK
Yedisi bir arada, yedi taneden oluşmuş, yedi tane alabilen
YEKPARE
Bir parçadan oluşan, tek parça, bütün
YEMEKÇİ
Çalışanları, üyeleri, öğrencileri, işçileri çok olan kuruluşlara yemek yapıp satan kimse
YEN
Giysi kolu
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YERGİ
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir
YERMELİ
Yerici bir özelliği de bulunan (söz), pejoratif
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YETİ
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke
YEĞİN
Zorlu, katı, şiddetli
YEİS
Umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü
YIRTMAÇ
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe
YOK
Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı
YOKUŞLU
Yokuşu olan
YOLCU
Yolculuğa çıkmış kimse
YOLLU
Yolu herhangi bir nitelikte olan
YOLUNMA
Yolunmak işi
YOLUYLA
Aracılığıyla
YOLÜSTÜ
Yolun hemen kenarı
YUMUK
Yumulmuş olan, yumulmuş gibi duran, yumulu
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan
YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YUTAK
Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk
YUTULUŞ
Yutulma işi
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
ZADEGAN
Soylular
ZAMAN
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
ZAPTİYE
Osmanlı Devleti'nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli askerî polis kuruluşu
ZARAR
Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
ZARURET
Zorunluluk
ZAVALLI
Acınacak kadar kötü durumda bulunan
ZAZA
Ön Asya'da yaşayan bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse
ZEFİR
Genellikle gömlek yapımında kullanılan, çizgili, ince, pamuklu bir kumaş türü
ZIBIN
Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen, ince pamukludan kısa ve kollu giysi
ZIMPARA
Çok sert alümin billurları kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya
ZONA
Deride, sinirler boyunca, özellikle gövde, bacak ve yüzde birtakım ağrılı fiskelerle beliren, mikroplu bir hastalık
ZOOSPOR
Suda yaşayan mantarlarda ve su yosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki veya daha çok titrek tüyle hareket eden üreme hücresi
ZORALIM
İşlenen bir suç karşılığı olarak suçlunun malının bütünü veya bir bölümü üstündeki mülkiyetine son verilmesi ve bu mülkiyetin bir başka kuruluşa devredilmesi, müsadere
ZORBA
Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse), müstebit, mütegallibe, despot, diktatör
ZORGULU
Davranışları uygunsuz ve yersiz olmasına karşın bunları yapmak için önüne geçilmez bir zorgu duyan (kimse)
ZORLU
Güçlü, kuvvetli, şiddetli
ZORUNLU
Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıztırari
ZÜHUL
İş çokluğu veya dalgınlık sebebiyle yanılma, geciktirme, ihmal etme
ZÜMRE
Topluluk, takım, grup, camia
ZÜPPE
Giyinişte, söz söyleyişte, dilde, düşünüşte toplumun gülünç ve aykırı saydığı yapmacıklıklara ve aşırılıklara kaçan