MURATLI
Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
MUSAKKA
Ufak parçalar biçiminde doğranmış sebzelerin, kuşbaşı et veya kıyma ve soğanla pişirilmesiyle yapılan bir yemek
MUSALLİ
Beş vakit namazını sürekli olarak kılan
MUTEKİT
Bir şeye inanan, itikat eden, inançlı, inanlı, imanlı, mümin, dindar
MUZ
Muzgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, bir çenekli, çok yıllık bir bitki (Musa sapientum)
MUŞAMBA
Bir tarafına kauçuk veya yağlı boya sürülerek su geçirmeyecek duruma getirilen kalın bez
MUŞMULA
Gülgillerden, 2-3 metre yüksekliğinde dikenli küçük bir ağaç (Mespilus germanica)
MÖSYÖ
Erkeklere verilen bir unvan
MÜBAREK
Kutlu, kutsal
MÜBAŞİR
Mahkemede duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın emirlerini bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli, çağrıcı
MÜDAVİM
Bir yere sürekli olarak giden (kimse), gedikli
MÜEZZİN
Namaz vakitlerini bildirmek için ezan okuyan din görevlisi, ezancı
MÜLAZIM
Bir işe girmek için bir süre parasız olarak o işe devam eden
MÜLKİYE
Devlet yönetimindeki sivil görevliler sınıfı
MÜMTENİ
Bir şeyi yapmaktan çekinen, kaçınan
MÜMİN
İnanan, inançlı, imanlı, mutekit
MÜNAZAA
Ağız kavgası, çekişme, münakaşa
MÜNŞEAT
Sanatlı düzyazı veya mektupların toplandığı dergi
MÜREBBİ
Bir çocuğun eğitim ve bakımıyla görevlendirilmiş erkek
MÜRTEFİ
Yükselen, yüksek bir yere çıkmış olan
MÜSTAFİ
Kendi isteğiyle işinden çekilmiş, istifa etmiş
MÜSTAİT
Doğuştan yetenekli, kabiliyetli olan
MÜZAHİR
Arkalayan, destekleyici, arka çıkan, yardımcı
MÜŞTEHİ
Bir şey için çok istek gösteren, istekli
MÜŞTEKİ
Yakınan, sızlanan, şikâyetçi
MİDESİZ
Yenmeyecek şeyleri yiyen
MİKAİL
Tanrı buyruğu ile, insanların rızkını dağıtmakla ve doğa olaylarının gerçekleşmesini sağlamakla görevli melek
MİMAR
Yapıların planını hazırlayıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse
MİMLEME
Mimlemek işi
MİMİK
Yüz, el, kol hareketleriyle düşünceyi anlatma sanatı
MİRA
Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata
MİRAS
Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke
MİSAL
Örnek olarak alınabilen, gösterilen şey, örnek
MİSEL
Koloit iyonlarında molekül yığılmasından oluşan ve yalnız başına koloidin bütün niteliğini taşıdığı kabul edilen bölüm
MİSKOTU
İki çeneklilerden, 50-100 santimetre boyunda, sarımtırak renkli, şeker, uçucu yağ, A ve B vitaminleri içeren güzel kokulu bir bitki (Calamintha officinalis)
MİSİL
Eş, benzer, örnek
MİT
Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos
NABEKAR
Yararsız, işe yaramaz
NADAS
Tarlayı sürüp herhangi bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma
NADİR
Seyrek, az bulunur
NADİRAT
Seyrek, az görülen, az bulunan şeyler veya durumlar
NADİREN
Seyrek
NAFİA
Bir yeri bayındır duruma getirmek için yapılan işlerin tamamı, bayındırlık işleri
NAHAK
Haksız, gereksiz
NAKARAT
Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça, kavuştak
NAKIS
Eksik, tam olmayan, bitmemiş, noksan
NAKKARE
Mehterhanede yer alan, birbirine bağlı iki yarım küre benzeri ve iki değnekle vurularak çalınan bir davul türü
NAKİP
Bir kavmin, kabilenin başkanı veya onun vekili
NAL
At, eşek, öküz vb. yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan, ayağın şekline uygun demir parçası
NALEKAR
İnleyen, iniltili