PERUKÇU
Peruk yapan, hazırlayan veya satan kimse
PES
Yenilgiyi kabul ettiğini belirtmek için veya birinin şaşkınlık veren davranışlarına karşılık olarak kullanılan bir söz
PEY
Bir sözleşmede taraflardan birinin öbürüne işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası
PEYAPEY
Art arda, peş peşe
PEYDA
Belli, açık, peydah
PEYK
Uydu
PEYKE
Genellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir
PEYKLİK
Peyk olma durumu, uyduluk
PEÇENEK
VIII-XI. yüzyıllar arasında Türkistan'da, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlarda yaşamış olan bir Türk kavmi
PEÇİÇ
Zar yerine altı tane küçük deniz hayvanı kabuğu atılarak bunların açık taraflarının üste veya alta gelmelerine göre taş ilerleterek oynanan bir oyun
PEŞİN
Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı
PEŞİNAT
Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para
PEŞİNCİ
Malı peşin para ile satan veya satın alan kimse
PH
Bir sıvının asit veya bazlık derecesi, sertlik derecesi
PIRILTI
Pırıldayan şeyin yansıttığı ışık
PIRTI
Değersiz şey, eşya
PIT
Çok küçük bir nesnenin, su damlasının yere veya herhangi bir şey üzerine düşmesiyle çıkan hafif ses
PLAK
Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak
PLASE
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun
PLASTER
Genellikle ciltteki yara vb. hasarların dış etkenlerden korunması veya tıbbi gereçlerin cilde sabitlenmesi için kullanılan yapışkan özellikte malzeme
PLASTİK
Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılan madde
PLEYBEK
Önceden kaydedilmiş bir şarkı çalınırken, seslendirmeye uygun olarak çeşitli mimik ve hareketlerle o anda söylüyormuş gibi yapılması
POF
Yere düşen kaba ve yumuşakça bir şeyin veya havası boşalan bir nesnenin çıkardığı ses
POLARMA
Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü, polarizasyon
POMPA
Hava veya herhangi bir akışkanı bir yerden başka bir yere aktarmaya yarayan makine
PONZA
Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya, sünger taşı, ponza taşı
PORTFÖY
Banka, simsar veya bir aracı kuruluşun kendi elinde tuttuğu, istediği gibi tasarruf ettiği menkul değerler toplamı
POT
Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım
POTYERİ
Kötü dikiş yüzünden elbisede oluşan kıvrım veya büzülme yeri
POTİN
Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı veya yan tarafı lastikli ayakkabı
POY
Tohumları kırmızıbibere benzeyen, 10-50 santimetre yüksekliğinde, karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki (Trigonella joenumgraecum)
PRENSES
Hükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen unvan
PRESBİT
Presbitliğe uğramış (göz veya kimse)
PROBLEM
Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele
PROJECİ
Proje sahibi veya proje yapan kimse
PROSTAT
Erkeklerde idrar torbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, iç salgı da salgılayan bez, kestanecik
PROVA
Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme
PRUVA
Geminin veya sandalın ön tarafı, baş bölümü
PRİM
İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para
PUANTÖR
Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet
PUDRA
Bazı mineral ürünlerin karışımı ile elde edilen, cildi korumak, düzgün ve güzel göstermek veya kırışıklıkları, pürüzleri gizlemek amacıyla yüze ve tene sürülen, kokulu ince toz
PUF
Arkalıksız, alçak, yumuşak, ayakları gözükmeyen oturacak
PUFLA
Perde ayaklılardan, Kuzey Kutbu'na yakın yerlerde, İskandinavya kıyılarında yaşayan, ince ve yumuşak tüyleri için avlanan bir kuş (Somateria)
PULSU
Pula benzeyen, pul gibi olan
PUSETÇİ
Puset yapan, satan veya onaran kimse
PUT
Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, sanem, fetiş
PÖSTEKİ
Koyun veya keçi postu
PÖTİBÖR
Çifte fırınlanmış, tereyağlı, dikdörtgen biçiminde, kenarları tırtıklı bir bisküvi türü
PÖTİFUR
Kuru hamurdan hazırlanan veya arasına krema doldurulan küçük pasta
PÜF
Bir ateşi söndürmek veya canlandırmak için dudakları hafifçe büzerek dışarı verilen soluğun çıkardığı ses