YAPIT
Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser
YARAMAZ
Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan
YARASIN
`afiyet olsun` anlamında kullanılan bir söz
YARAŞIR
Layık, uygun
YARIMCA
Vücudun yarısına gelen inme
YASAL
Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni (I), meşru, legal
YASASIZ
Yasaya bağlı olmayan, kanunsuz
YASEMİN
Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 metre boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
YAT
Kalkan, zırh vb. korunma aracı
YATAY
Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki
YATAĞAN
Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı
YATIR
Doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan kimsenin mezarı
YATUĞAN
Kanun, santur vb. yatırılarak çalınan sazların ortak adı
YAY
Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan takımyıldızın adı
YAYIK
Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine
YAYINMA
Işığın, pürüzleri bulunan bir yüzeyin her noktasında yansıyarak pek çok doğrultuda yayılması olayı, yayınım
YAZIR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YAĞ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
YAŞANAK
Özellikle erken veya yeni doğmuş bebeklerin, zarar verebilecek dış etkenlerden korunması amacıyla içine yerleştirildiği, belirli sıcaklığın ve nemin özel olarak oluşturulduğu, şeffaf, kapalı araç, kuvöz
YAŞASIN
Yaşa, kahrolsun karşıtı
YE
Türk alfabesinin yirmi sekizinci harfinin adı, okunuşu
YEKUN
Toplam
YELİN
İnek, manda, koyun vb. hayvanlarda memenin süt toplanan bölümü
YENİRCE
Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu
YERBERİ
Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya'ya en yakın noktası
YERMELİ
Yerici bir özelliği de bulunan (söz), pejoratif
YERİDİR
`layıktır, uygundur, münasiptir` anlamında kullanılan bir söz
YERİVAR
`uygundur, iyidir` anlamında kullanılan bir söz
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YETİ
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke
YEŞİL
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
YIKMACI
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse, yıkıcı
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YIRTMAÇ
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
YIVA
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YOK
Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı
YOKYERE
Hiçbir gereği ve sebebi olmadan, boşu boşuna
YOLUNMA
Yolunmak işi
YOLÜSTÜ
Yolun hemen kenarı
YOSUN
Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
YUNAK
Hamam
YUNAN
Yunanistan’da yaşayan, Helenlerin soyundan olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Yunanlı
YUNANCA
Yunanistan’da yaşayanlar tarafından kullanılan dil
YUNANLI
Yunan
YUNMA
Yunmak işi
YUNUS
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
YUTAK
Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk
YÜN
Koyun tüyü