KEBZECİ
Koyunların kürek kemiğine bakarak gelecekten haber verdiğini ileri süren kimse
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç
KEFEN
Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez, kefen bezi, yakasız gömlek, yakasız mintan
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
KEKRE
Tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan
KEKİK
Ballıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris)
KELEPÇE
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka
KELER
Köpek balıkları takımının kelergiller familyasından, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, uzunluğu 1,5 metre kadar olan, bir defada 20 yavru doğuran bir tür balık, keler balığı (Rhina squatina)
KELİK
Eski ayakkabı
KEMAKAN
Önceden olduğu gibi, eskisi gibi
KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
KEMAN
Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz
KEMERLİ
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
KENAR
Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka
KENDİ
İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, öz(I), zat
KENELER
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
KENEVİR
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa)
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık
KEPİR
Çorak, çamurlu, verimsiz toprak
KERATİN
Tırnak, boynuz, kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde
KEREVET
Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir
KEREVİT
Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı, tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis)
KEREVİZ
Maydanozgillerden, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu bir bitki (Apium graveolens)
KERRAKE
İnce softan hafif ve dar bir üstlük
KERTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak, çentmek
KES
Genellikle yakmak için kullanılan iri saman
KESEK
Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça
KESEKLİ
Parça parça kabarmış olan (toprak)
KESER
Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç
KESİK
Kesilmiş olan, maktu
KETAL
Çirişli bir tür parlak bez
KETEN
Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki (Linumusitatissimum)
KETHÜDA
Zengin kimselerin ve devlet büyüklerinin buyruğunda çalışan, onların birtakım işlerini gören kimse, kâhya
KEZ
Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer, yol
KEŞEN
Zincirden yular veya ayak kösteği
KIDEMCE
Bir işte deneyim ve süre bakımından, kıdeme göre
KILAVUZ
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber
KILIBIK
Karısının baskısı altında bulunan (erkek), karısı köylü, kazak karşıtı
KILIF
Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap
KILINMA
Kılınmak işi
KILIÇ
Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah
KILMA
Kılmak işi
KIMIL
Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata)
KIMIZ
Kısrak sütünün mayalanmasıyla yapılan, az alkollü, ekşi bir Türk içkisi
KIN
Bıçak, kılıç vb. kesici araçların kabı
KINA
Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz
KINACIK
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık
KINAMAK
Yapılan bir işin kötü olduğunu belirtir bir biçimde söz söylemek, ayıplamak, takbih etmek
KINANMA
Kınanmak işi