UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup
UYARMAK
Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek
UYGUR
Orta Asya'da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat eserleri bırakmış olan bir Türk kolu ve bu koldan olan kimse
UYRUK
Bir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olma durumu, tebaa
UYRUKLU
Bir devletin yönetimi altında olan
UYURGÖZ
Normal durumlarda sürmeyip uyur vaziyette kalan fakat gerektiğinde sürerek dal, yaprak oluşturan tomurcuk
UYUTMAK
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek
UYUŞMAK
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak
UZLET
Toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama
UZLUK
Ustalık, işinin eri olma durumu, hazakat, ehliyet
UZMAN
Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan
UZVİYET
Organizma
UZİ
Kısa sürede birçok mermi atabilen, isabet oranı düşük, tek elle de kullanılabilen bir tür makineli tüfek
UÇKUN
Ateşten fırlayan ve etrafa saçılan kıvılcım
UÇMAK
Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak
UÇUCU
Uçma yeteneği veya özelliği olan
UĞRAMAK
Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak
UĞRAŞ
Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet
UĞUR
Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı
UĞURSUZ
Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom
VAAT
Bir işi yerine getirmek için verilen söz
VADETME
Vadetmek işi
VAGONET
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon
VAHAMET
Güçlük, korkulacak tehlikeli durum
VAHİM
Ağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli
VANA
Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya veya serbest bırakmaya yarayan alet, valf
VAPURCU
Vapur işleten kimse
VARDA
`Dikkat et, savul, destur` anlamlarında bir seslenme sözü
VARDELA
Yaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit
VAROLUŞ
Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet, öz karşıtı
VARYETE
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri
VARİL
Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap
VARİYET
Varlık, zenginlik
VASİLİK
Vasi olma durumu, vasinin yaptığı iş, vesayet
VASİYET
Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey
VAZEDİŞ
Vazetme işi
VAZELİN
Ham petrolden çıkarılan, merhem ve kremlerde kullanılan ve 31 °C'de eriyen bir tür mineral yağ
VAZETME
Vazetmek işi
VAZİYET
Durum, tavır, hâl
VEDİA
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet
VEKALET
Vekillik
VEKİL
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
VELAYET
Velilik
VELET
Oğul, çocuk
VELİLİK
Veli olma durumu, velinin görev ve ödevi, velayet
VERASET
Kalıtım
VERGİ
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
VERTİGO
Denge yitimi ve göz kararmasının eşlik ettiği geçici hareket yitimi, baş dönmesi
VERİM
Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman
VESAYET
Vasilik