PÜRÜZ
Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur
PÜSÜR
Bir şeyin can sıkıcı, karışık ayrıntısı veya pürüzü
PİGME
Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi
PİKBORU
Kalın demir veya dökme boru
PİKET
İki, üç veya dört kişi arasında ve otuz iki kâğıtla oynanan bir tür iskambil oyunu
PİLAV
Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılan bir yemek
PİLİÇ
Tavuğun küçüğü, erginleşmemiş tavuk veya horoz
PİM
İç içe geçen veya birbiri üzerine gelen parçaları tutturmaya yarayan bir tür tahta veya metal çivi
PİRELER
İnsanlarla hayvanlarda dış asalağı olarak yaşayan, ağız yapıları kan emmeye elverişli, birçok familyaya ayrılan kanatlılar takımı
PİREOTU
Yüksekliği 25-50 santimetre olan, parçalı yapraklı, soluk veya koyu pembe çiçekli, böcekleri özellikle pireleri öldürmek amacıyla kullanılan otsu bir bitki, Oltu otu, pirekapan (Tanacetum coccineum)
PİS
Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves
PİYAN
Mantara benzeyen kabarcıklarla ortaya çıkan, ciltte yaralar yapan, bulaşıcı sıcak bölge hastalığı
PİYANGO
Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kura ile belirlendiği talih oyunu
PİYAZ
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılan salata
PİYON
Satrançta oyunun başında ön sıraya dizilen, bulundukları sıra üzerinde ilk hamlede bir veya iki hane gidebilen sekiz küçük taştan her biri, piyade
PİZOLİT
Kalsiyum karbonat birleşimli, nohut büyüklüğünde, yuvarlağımsı kalsit tanecikleri veya bunların bağlanmasıyla taş durumuna geçen kireç taşı
PİZZA
Genellikle domates, zeytin, peynir, mantar, çeşitli et ve sebze türlerinin üzerine konulmasıyla hazırlanıp fırında pişirilen pide
PİZZACI
Pizza yapan veya satan kimse
PİŞİK
Apış arası, koltuk altı gibi tenin birbirine sürtünen yerlerinde ter, idrar veya dışkının yakmasıyla oluşan kızartı
RADARCI
Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse
RADYOCU
Radyo yapan, onaran veya satan kimse
RAF
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha
RAKET
Masa tenisi, tenis vb. oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağla veya lastikle kaplanmış saplı araç, vuraç
RAKUN
Kuzey Amerika'da, ağaçlarda yaşayan, kafası tilkiye benzeyen, uzun kuyruğu alaca halkalı, boyu yaklaşık 90, kuyruğu 30 santimetre olan kürklü hayvan (Procyon lotor)
RAKİP
Herhangi bir işte, bir yarışta, birbirini geçmeye çalışan, aynı şeyi elde etmeye uğraşan kimse
RALLİ
Yarışmacıların otomobille belli yolları izleyerek ve özel kurallara uyarak belirli bir yere ulaşmalarına dayanan otomobil yarışı
RAMAK
`Bir şeyin olmasına çok az kalmak` anlamına gelen ramak kalmak deyiminde geçer
RAMP
Bir tiyatro sahnesinin önünde, ışık ve ışıldakların yerleştirildiği, izleyiciye en yakın yer
RAMPACI
Deniz savaşlarında, borda bordaya savaşıldığında karşı gemiden gelen saldırıları önleyen veya düşman gemisine atlayıp savaşan er
RANDEVU
Belli bir saatte, belli bir yerde iki veya daha çok kişi arasında kararlaştırılan buluşma
RAPOR
Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri veya tespit edilenleri bildiren yazı, yazanak
RAPORCU
Bir işi, bir konuyu inceleyerek onunla ilgili rapor vermekle görevli kimse
RAPSODİ
İçinde, Homeros'un şiirlerindeki olaylardan birini işleyen şarkı veya parça
RAPTİYE
Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt veya karton vb. şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç, pünez
RASPA
Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas vb.ni çıkarma, pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü
RAYİÇ
Bir para biriminin veya malın satış ve sürüm değeri
RAZI
Uygun bulan, benimseyen, isteyen, kabul eden
RAŞE
Titreyiş, ürkme
REDDİYE
Bir düşünceyi, bir öğretiyi çürütmek için yazılan yazı
REDİF
Şiirde uyaktan sonra tekrarlanan, aynı harflerden oluşan kelime veya ek, yedek
REHİN
Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey
RENDE
Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç
RESUL
Kendisine kitap indirilmiş peygamber
RESİF
Su düzeyindeki sıra kayalar
RESİMSİ
Resmi andıran, resme benzeyen, resim gibi
REY
Oy
REYHANİ
İnce nakışlı
REYON
Bir mağazanın yalnız bir tür eşya satılan bölümü
REZALET
Toplumun duygularını inciten olay veya durum, kepazelik, maskaralık, rezillik
REÇEL
Meyvelerin şekerle kaynatılmasıyla hazırlanan tatlı